KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/7481 E., 2011/8990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
./..
2011/7481 - 2011/8990 -2-
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı 74 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "Selahattin" olarak yanlış yazılan isminin "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Dava konusu 74 ada 13 sayılı parselin geldisi olan 224 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı dosyaya getirtilmemiş, sadece tapu kaydı ile akit tablosu getirtilmiştir.
Akit tablosunun incelenmesinde, 224 parsel sayılı taşınmazın 153/13500 hissesi "..." adına kayıtlı iken 77/13500 hissesi uhdesinde bırakılarak kalan 76/13500 hissenin bedeli karşılığında "..."a satıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işlemin dayanağı olan tapulama tutanağının getirtilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmamış, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Sadece imarla oluşan tapu kaydına, nüfus kaydına ve bir tanık beyanına dayanarak karar verilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, mülkiyet aktarımına neden olmamak için taşınmazın bulunduğu mahelde zabıta marifetiyle kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahi bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, tapulama tutanağı getirtilmeli, bu inceleme ve
./.. 2011/7481 - 2011/8990 -3-
araştırma sonucu, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/7481, K. 2011/8990, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama