KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/7812 E., 2011/9187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... VD.
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 05.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, 2208 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murislerinin “... ” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin “...” ve davacı ... da “ ... ” olarak yazılı kimlik bilgilerinin “Hanım kızı ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1792 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan davanın reddine karar verilmiş; dava konusu 2208 ve 2209 sayılı parseller yönünden verilen kararın ise davalı tarafça temyizi üzerine bu parseller yönünden temyiz itirazları reddedilerek hükmün kesinleştiğinden bahisle tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
./..
2011/7812 - 9187 - 2 -
Aynı kural Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. (Hukuk Genel Kurulunun 10.9.1991 tarihli ve 281-415 ve 25.09.1991 tarihli ve 355-440 sayılı kararları)
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/7812, K. 2011/9187, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama