İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/7855 K.2011/11020

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak…

Esas2011/7855Karar2011/11020Tarih27 Eylül 2011Okuma3 dk · 680 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/7855 E., 2011/11020 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Eylül 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

680 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı gelmedi. Karşı taraftan davalı Hazine vekili Av.... ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Eksiklik nedeniyle dosyanın mahalline geri çevrilip, eksiklik tamamlanmasından sonra bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 1282 sayılı parselin tapu kaydında murisi ... ... lehine belirtme bulunduğunu ancak taşınmazın paylı olarak davalılar adına tapuya tescil edildiğini, davalılardan ...’nın aleyhine elatmanın önlenmesi davası açtığını ve yararına hüküm aldığını, aynı davalının taşınmazda ortaklığın giderilmesi amacıyla sulh mahkemesinde dava açtığını, mahkemece taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini fakat kayıttaki belirtme nedeniyle yararına olan hakların gözetilmediğini, taşınmazdaki 16/48 olan Hazine payının adına tescilini, olmadığı takdirde 334.000,00 TL’nin davalı ...’den 166.000,00 TL’nin ise davalı Hazine’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine ve ..., hak düşürücü süre bulunduğunu, daha önce açılan davaların bu dava bakımından kesin hüküm oluşturduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Burada öncelikle kesin hüküm olgusu üzerinde durulması gerekecektir. Gerçekten, kesin hüküm ancak konusunu teşkil eden husus bakımından muteberdir. HUMK’nun 237.maddesi uyarınca kesin hükümden söz edebilmek için iki tarafın, dava konusunun ve dayanılan dava, sebebinin bir olması gerekir.

Mahkemece, kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/5 esasında kayıtlı dava kayıt maliklerinden ... tarafından bu davanın davacısı ... aleyhine açılmış elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine, Gaziantep 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1814 esasında kayıtlı dava ise yine kayıt maliki ... tarafından 1282 sayılı parseldeki ortaklığın giderilmesi amacıyla açılan davaya ilişkindir.

Eldeki davada ise davacı, taşınmazın tapu kaydındaki muhdesat şerhi nazara alınmaksızın satışa karar verildiğini ileri sürerek Borçlar Kanununun 61. vd maddelerine dayanıp sebepsiz iktisap nedeniyle iade talebinde bulunmuştur. Görülüyor ki, eldeki dava ile taraflar arasında daha önce cereyan eden davadaki dayanılan hukuki sebepler tamamen farklıdır. Bu yüzden, kesin hüküm bulunduğunun kabulüne olanak yoktur.

1282 sayılı parseldeki şerh “bu parsel üzerindeki bağ ve fıstıklar ... oğlu ... ...’e aittir” şeklindedir. Davacı, mirasçılık belgesine göre şerh sahibi ... ...’ün tek mirasçısıdır. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, eşya hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya yalnızca bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçlar anlaşılmaktadır. Kuşkusuz muhdesat sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin ... sadece şahsi bir haktır. Dolayısıyla, davacı 1282 sayılı parselin tapu kaydındaki belirtmeden yararlanarak sebepsiz zenginleşme nedeniyle hak iddiasında bulunabilir.

Sebepsiz zenginleşmeden ... borç ilişkisinde haklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine zenginleşen kişinin malvarlığında meydana gelen artışın (zenginleşmenin) aynen veya değer üzerinden (nakten) iadesi, geri verilmesi söz konusudur.

Zenginleşme malvarlığında meydana gelen artışı ifade eder. Malvarlığındaki iktisaptan önceki durum ile iktisaptan sonraki durumda aktif lehine bir artma varsa malvarlığı zenginleşmiş demektir. Fakat bir kimsenin malvarlığındaki artış diğer bir kimsenin malvarlığındaki eksilmeden kaynaklanmışsa ve haksız çoğalma ile eksilme (azalma) arasında uygun illiyet bağı bulunmaktaysa bu çoğalma kendisini haksız “nedensiz” zenginleşme olarak gösterir. O halde çoğalma, bir eksilmenin karşılığı olmasına rağmen eğer

iktisap haksız değilse, BK m.61-66 hükümlerinin olaya uygulanması söz konusu edilmeyecektir. Böyle olunca iktisabın ne zaman haklı ne zaman haksız iktisap sayılacağı ayırımı üzerinde durulmalıdır.

Bu genel anlatımlardan sonra, somut olaya gelince;

İncelenen Gaziantep Adalet Dairesi Satış Memurluğunun 2008/6 sayılı dosyasında, satışına karar verilen taşınmazın değerinin bilirkişi tarafından ağaçlar da dahil 435.000,00 TL olarak kıymet takdirinin yapıldığı, ancak satışın henüz yapılmayıp taşınmazdaki pay maliki davalılara satış sebebiyle bir ödemede bulunulmadığı, başka bir anlatımla davalıların davanın açıldığı tarihte sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi gereken bir borçlarının olmadığı anlaşılmaktadır.

Davanın, açıklanan bu nedenle reddi yerine değişik nedenlerle reddi doğru değilse de hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan kararın HUMK’nun 438/son maddesince gerekçesi değiştirilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK HUMK’nun 438/son maddesince ONANMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/7855, K. 2011/11020, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7855
Karar No
2011/11020
Tarih
27 Eylül 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/7856 K.2011/26267
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/7857 K.2011/9707
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/7857 K.2011/13399
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/7858 K.2011/13741
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/7859 K.2011/26268
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/7859 K.2011/13742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.