KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/9420 E., 2011/12188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.12.2006 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... mirasçılarından bir kısmı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ıslah yoluyla ikinci kademede ileri sürülen istem ise sebepsiz kalan satış bedelinin tahsili taleplerine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil istemi reddolunmuş, sözleşme ile ödenen 24.500,00 Alman Markının davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosya kapsamında yer alan delillerden; 13.03.2008 tarihindeki tapuda satış sebebiyle dava konusu bağımsız bölüm malikinin dava dışı ... olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, halen kayıt maliki olan bu kişi hakkında HUMK’nun 186.maddesi gereğince işlem yapıp istemde bulunmadığından, tapu iptali ve tescil talebinin reddi doğrudur. Ancak;
Davacı 24.10.2007 tarihli ıslah dilekçesinde, alacağına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesini de istemiştir. Borcun yabancı para borcu olması faiz yürütülmesine engel olmayıp, 26.04.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi yabancı para üzerinden yapıldığından, alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yanlışlın giderilmesi kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9420, K. 2011/12188, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama