KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/9472 E., 2011/11762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen 09.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 16.12.1985 tarihli tapu tahsis belgesine göre kendisine 253 m2'lik yerin tahsis edildiğini, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 193,53 m2'lik taşınmazın verilmesi gerekirken sadece imar uygulaması ile oluşan 2 sayılı parselden 96,76 m2'lik kısma tekabül edecek şekilde paylı malik olarak tapu verildiğini, noksan kalan kısmın davalı ... adına kayıtlı 1 veya 2 sayılı parsellerden iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili, görev ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen şuyulandırma işlemi idari nitelikte olduğundan ve bu ihtilafın da idari yargıda çözümlenmesi gerektiği nedeniyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi hükmü gereğince tapu kayıtları üzerinde mülkiyet değişikliğine neden olacak bu gibi davaların adli yargı yerinde incelenip sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle davanın idari yargının
görev alanına girdiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9472, K. 2011/11762, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama