İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/9672 K.2011/14515

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.02.2006 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, ikinci kademede muhdesatların bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen 23.11.2010 günlü…

Esas2011/9672Karar2011/14515Tarih29 Kasım 2011Okuma4 dk · 730 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/9672 E., 2011/14515 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.02.2006 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, ikinci kademede muhdesatların bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.11.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, Türk Medeni Kanununun 724. ve 729.maddelerine dayanılarak 313, 314, 325, 362 ve 364 sayılı parsellerde pay maliki olan bazı kişilere karşı açılmış temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise muhdesat bedellerinin tahsili taleplerine ilişkindir.

Davalılar, davanın reddini bildirmiştir.

Mahkemece, koşulları oluşmadığından bahisle davacının her iki istemi de reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle bir kısım muhdesatların dava konusu yapılmayan ... ve ... sayılı parseller üzerinde kaldığının saptanmasına, dava konusu parseller bakımından da davacının iyiniyetli olmadığının anlaşılmasına göre temliken tescil isteminin reddedilmesinde yasaya aykırılıktan söz edilemeyeceğinden, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava konusu 313, 314, 325, 362 ve 364 sayılı parsellerde davacı ve davalılar pay sahibidir. Aynı taşınmazlarda, dava dışı kişilerin de paylı malik olduğu anlaşılmaktadır.

Burada öncelikle Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.madde hükümleri üzerinde durulması gerekecektir. Gerçekten, anılan yasanın 684.maddesi hükmüne göre bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Diğer yandan, aynı yasanın 718.maddesine göre arazi mülkiyetinin kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

Bu bakımdan dava konusu parseller üzerindeki kaysı ağaçlarında hem davacının hem de davalıların payları oranında mülkiyet hakları ile yasanın 683.maddesinde belirtilen kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkileri vardır.

Anılan parseller üzerinde var olduğu tespit edilen kaysı ağaçlarının davacı tarafından dikilip meydana getirildiği, bakılarak yetiştirildiği Battalgazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/70 esas 2002/3 karar sayılı dosyasından anlaşıldığı gibi, bu konuda dinlenen davacı tanıkları da iddiayı doğrulamıştır. Bundan dolayı, taşınmazlara paylı malik olan davacı diğer paylı malikler yararına ağaç dikmek suretiyle vekaletsiz iş görmüş, taşınmazlara artı değer sağlamıştır.

Yukarıda zikredilen yasa kurallarına göre, kaysı ağaçları üzerinde paylı malik olan davalıların da kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkileri olduğundan, muhdesat (kaysı ağaçları) bedelleri davacıya ödenmeden davalı olan paylı malikler sebepsiz zenginleşmiş kabul edilir. Bütün bu anlatılanların sonucuna göre davacının muhdesatlar sebebiyle davalılardan payları oranında bedel istemine yönelik davasının dinlenmesi gerekmektedir.

Muhdesat (kaysı ağaçları) bedelinin nasıl hesaplanacağı sorununa gelince;

Türk Medeni Kanunu’nun 723.maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine bitki dikilen arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi üzerinde bitki yetiştirilen arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile bitki diken malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır. Buna karşılık, üzerine bitki dikilen arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir (Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy, Fikret Eren,Erol Cansel.Türk Eşya Hukuku.Ankara 1978.sh.610). Somut uyuşmazlıkta, davacı taşınmazda paydaş olduğundan, tapu kayıtlarının aleniliği prensibi gereğince davalıların da paydaş olduklarını bilmesi gerekeceğinden, iyiniyetli kabul edilemez.

Ne var ki, yukarıda da vurgulandığı üzere kaysı ağaçları sebebiyle paydaş olan davalıların da taşınmazlarda kullanma, yararlanma ve tasarruf hakları bulunduğundan, bu durum sebepsiz zenginleşmeye neden olacağından davacıya muhik bir tazminat ödenmelidir.

Muhik tazminatın tespit ve takdiri hakime ait bir görevdir. Olayın özelliğine göre bitkilerin dava tarihindeki değeri gözetilerek takdir edilir. Fakat, belirtildiği üzere bitki sahibi olan davacı kötüniyetli olduğundan arazi sahipleri olan paydaş davalılar kendileri yönünden bitkilerin taşıdığı en az değeri ödemelidir. Bu değer bitki nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olmayacağından burada da olayın özelliğine göre hakimin geniş taktir yetkisi bulunmaktadır ( TMK.m.4).

Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde, mahkemece yapılması gereken iş;

Yerinde yeniden keşif yapılarak dava konusu parseller üzerinde bulunan kaysı ağaçlarının yaş ve niteliklerini bilirkişilere belirtmek, bu niteliklere göre ağaçların dava tarihindeki en az değerini tespit ettirmek, davacı kötüniyetli olduğundan Türk Medeni Kanununun 4.maddesinde hakime tanınan takdir hakkına dayanarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarını belirlemek ve bu miktarı paylarına göre davalılardan tahsil etmek olmalıdır.

Değinilen yönler bir yana bırakılarak, davacının ikinci kademedeki isteminin de reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 29.11.2011tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9672, K. 2011/14515, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9672
Karar No
2011/14515
Tarih
29 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/9672 K.2011/14104
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/9672 K.2011/26418
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/9673 K.2011/13934
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/9673 K.2011/12948
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/9673 K.2011/27086
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/9674 K.2011/13686

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.