KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/9977 E., 2011/11948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.10.2007 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali, icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 26.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kalan iş bedeli alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili ve alacağın tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, akti ilişkinin varlığını kabul etmemiş, dayanak sözleşmelerdeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, 5.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davada, hem alacağın tahsili ve hem de icra takibine itirazın iptali istemlerinde bulunulmuştur. Mahkemece, davacının alacağın tahsiline ilişkin istemi kabul edilmiş, davacı hükmü temyiz etmeyerek davanın bir alacak davası olduğunu benimsemiştir.
Uygulamadaki deyimiyle icra inkar tazminatı kaynağını İcra ve İflas Kanununun 67. Maddesinden alır. Anılan hükmün değişik 2. fıkrasına göre,
açılacak itirazın iptali davasında, borçlunun itirazın haksızlığına karar verilmesi halinde borçlu hükmolunan şeyin %40’ından az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulur. Görülüyor ki, borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için orta yerde İcra ve İflas Kanununun 67.maddesine dayanılarak açılmış bir itirazın iptali davasının bulunması zorunludur. Oysa az yukarıda vurgulandığı üzere mahkemece istek alacak davası olarak sonuçlandırılmış, davacı da gerekçeyi temyiz etmeyerek davanın bir alacak davası olduğunu kabul etmiştir. Hal böyle olunca alacak davasında tazminata hüküm kurulamayacağından, davacının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilemez.
Mahkemece, değinilen yönün gözetilmemesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekirse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince hüküm değiştirilerek ve düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9977, K. 2011/11948, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama