KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/10832 E., 2012/10733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, trafik kaydının iptali, kademeli tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.04.2012 gün ve 2012/2070- 5517 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar ..., ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalılardan ...’nun annesi olduğunu, eşi olan dava dışı İpek’in aleyhine boşanma ve tazminat davası açtığını, mal varlığına tedbir konulması korkusuyla yaptığı işleri davalı ...’nun verdiği 07.03.2007 tarihli vekaletname ile onun adına yapılmış gösterdiğini ve bu suretle 8 adet taşınmaz ile ... plakalı aracı vekaleten Sultan adına aldığını, ancak hem taşınmazların hem de aracın gerçek malikinin kendisi olduğunu, annesi ile aralarının bozulması üzerine taşınmazlara kayden malik görünen davalı ...’ın tüm taşınmazları tapuda davalılardan ...’ya 26.10.2007 tarihinde sattığını, satış yaptığı ...’dan aynı tarihli vekaletname aldığını,
bu vekaletname ile 193 ada 17 sayılı parseldeki 3 numaralı bağımsız bölümü 19.12.2007 tarihinde davalı ...’e tapuda satış gösterdiğini, 753 ada 3 sayılı parseldeki 19 numaralı bağımsız bölümü de davanın açıldığı 05.08.2008 tarihinden sonra ihtiyati tedbir kararına rağmen 08.08.2008 tarihinde diğer davalı ...’a sattığını, inanç ilişkisi ve son kayıt maliklerinin kötüniyetleri sebebiyle taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, 07 N 0221 plakalı aracın da mülkiyetinin iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir.
Davalılardan ..., inanç ilişkisinin varlığını kabul etmiş ancak taşınmaza sonradan malik olan diğer davalıların iyiniyetli olduklarını, davanın bu sebeple reddi gerekeceğini savunmuştur.
Kayıt maliki olan diğer davalılar ise iyiniyetli malik olduklarını, davanın reddi gerekeceğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Davalıların temyizi üzerine karar Dairemizin 13.04.2012 tarihli, 2012/2070 E. 5517 K. sayılı ilamı ile özetle; “...Davacı, davalılardan ... ile inanç ilişkisinde olduğunu, diğer davalıların ise kötüniyetli kayıt malikleri olduklarını
ileri sürerek bu davayı açmıştır. Eldeki davada, taraflar arasında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir sözleşme yoksa da inanç ilişkisinin varlığı davalı ... tarafından kabul edildiğinden davacı bu ilişkinin varlığını ...’na karşı kanıtlamıştır. Belirtildiği üzere, ikinci kademede diğer davalıların kaydı iyi veya kötü niyetle kazanıp kazanmadıklarının da incelenmesi gerekecektir.
Davalılardan ... 1973 doğumludur. Yaptırılan araştırmaya göre bir iş yeri sahibi olup aylık geliri 2.000,00 TL – 2.500,00 TL civarındadır. Tanıkların sözlerine göre de davalılardan ... ile taşınmaz satışından evvel de ilişki halindedir. ... ise dava konusu 753 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 19 numaralı bağımsız bölümü davanın açılmasından sonra ve ihtiyati tedbir kararına rağmen satın almıştır. Bu kişilerin kaydı iyiniyetle kazandıklarını kabule olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, söz konusu kişilerle ilgili davanın kabulünde bir yanılgı yoktur.
Davalılardan ..., 193 ada 17 sayılı parsel üzerindeki 3 numaralı bağımsız bölümü 19.12.2007 tarihinde ... vekili ...’dan satın almıştır. Aynı tarihte, davanın ihbar edildiği Akbank A.Ş.’den konut kredisi kullandığı, kullandığı konut kredisinin vekili olan ...’na ödenmesi için bankaya talimat verdiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu davalının kötüniyetine ilişkin davacı tarafından getirilen başkaca da delil bulunmamaktadır. Değişik bir ifadeyle, davalı ...’in kötüniyetli malik olduğu kanıtlanmadığından mahkemece 193 ada 17 sayılı parsel üzerindeki yapının 3 numaralı bağımsız bölümüne ilişkin tapu iptali ve tescil davası reddolunmalıdır.
Davalılardan ...’nun 07 N 0221 plakalı araçla ilgili temyiz itirazına gelince;Araç trafik sicilinde ... adına kayıtlıdır. Trafikte kayıtlı olan aracın kaydında düzeltme yapılması idari nitelikteki bir işlem olup bu husustaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilebilir. Fakat, satışın yapılıp yapılmadığının tespiti davası genel mahkemelerde görülebilir. Araç mülkiyetinin nakli talebi içinde aracın satışının yapılıp yapılmadığının tespiti istemi de bulunacağından mahkemece davacının trafik kaydının iptali ile tescil isteminin görev yönünden reddine, şayet araç satışı gerçek bir satış değilse satışın yapılmadığına dair tespit hükmü kurulması gerekirken aracın kaydının iptali ile davacı adına tescili şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamıştır” gerekçesiyle bozulmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince;
Her ne kadar Dairemizin bozma ilamında davalı ...'ın dava konusu 753 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 19 numaralı bağımsız bölümü davanın açılmasından sonra ve ihtiyati tedbir kararına rağmen satın aldığı,
iyiniyetle kaydı kazandığının kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiş ise de davalı ... vekilinin karar düzeltme talebini içerir dilekçesinde ve ekindeki belgelerden Alanya Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.08.2008 tarihli yazısına göre “07.08.2008 tarih 17972 yevmiye numarası ile ihtiyati tedbir şerhinin sisteme işlendiği fakat tapu kütüğüne işlenmediği 08.08.2008 tarihinde ise ihtiyati tedbir şerhinin tapu kütüğüne işlenmediğinden satış işleminin gerçekleştirildiğinin” görüldüğü ayrıca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişliğinin 04.12.2008 tarihli ön inceleme raporunda tapu sicil müdürlüğünde görevli personel hakkında soruşturma izni
verildiği, tapu memurları hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan Alanya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/924 E. sayılı davanın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece Alanya 2.Sulh Ceza Mahkemesnin 2009/924 E sayılı dosyası getirtilerek incelenmeli, davalı ...'ın dava konusu 19 numaralı bağımsız bölümü tapu kaydında ihtiyati tedbir şerhi işlenmeden önce satın aldığı ve şerhin satıştan sonra tapu kütüğüne işlendiğinin anlaşılması durumunda davalı ...'ın Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde belirtilen “tapu kütüğündeki sicile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” biçimindeki düzenleme ve tamamlayıcı madde olan m.1024’de “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise,
bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” şeklindeki düzenlemeler ışığında ayrıca davacının da davalı ...'ın iyi niyetli kayıt maliki olmadığına ve satış işleminin muvazaalı olduğuna ilişkin tüm delilleri toplanarak davalı ...'ın iyiniyetli kayıt maliki olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/10832, K. 2012/10733, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama