KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/12328 E., 2012/13808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.10.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisinin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, geçit hakkının kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davalılardan Hazine, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine temyiz etmiştir.
İrtifak hakkı, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer (TMK m.783). Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir (TMK m.785).
Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit hakkı, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte ya da yüküne oranla çok az yarar sağladığı kanıtlandığı takdirde hukuksal temelini de kaybedeceğinden, böyle bir durumda yükümlü taşınmazın maliki de bedel karşılığında taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir.
Geçit hakkının kaldırılması davalarında, davacı tarafından geçit ihtiyacının sona erdiğinin veya kaldırılması istenen geçitin davalının taşınmazına yüküne oranla çok az yarar sağladığının kanıtlanması gerekir.
Somut olayda; daha önce lehine geçit kurulan 395 sayılı parselin maliklerinden ... kızı ...’nın payına ... vatandaşı olması nedeniyle el konulduğundan bu parsel yönünden Hazine davada hasım gösterilmiş, ancak diğer paylı malikler ... oğlu ... ile ... oğlu ...’a ise hasım gösterildikleri halde tebligat yapılmadığı, davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun "hukuki dinlenme hakkı" başlıklı 27. maddesine göre hakimin tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgililerini kendi haklarıyla bağlantılı olarak dinlemesi, savunma ve delillerini tespit etmesi zorunludur. Bu koşulun yerine getirilmesi için yargılama aşamasında sözü edilen ilgililere yöntemince davetiye gönderilmesi gerekmektedir. İlgililere gönderilecek davetiyenin biçimi ise 7201 sayılı Tebligat Kanununda ve bununla bağlantılı olan tüzükte gösterilmiştir.
Mahkemece, taraf teşkili tam olarak sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/12328, K. 2012/13808, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama