KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/1305 E., 2012/2106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisinin dava konusu taşınmazın tapu kaydında "... kızı ..." şeklinde yazılan kimlik bilgilerinin "... kızı ..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; tapuda malik görünen ... kızı ...'nin soyisminin nüfus kaydında yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi olduğundan tapu kaydında soyisim düzeltmesi yapılabilmesi için malikin soyisminin nüfus kaydında yazılı olması gerekir.
Muris ...’nin nüfus kaydında soyismi bulunmadığına göre tapu kaydında soyisim düzeltilmesi doğru değildir.Bu malik hakkında yapılacak inceleme ve araştırma sonunda davacının murisi olduğu hususunda sonuca varıldığı takdirde; "çoğun içerisinde az da vardır" kuralı gereğince tapu maliki ile davacının murisinin aynı şahıs olduğunun tespitine şeklinde tespit kararı verilmekle yetinilmesi gerekirken düzeltme yapılması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/1305, K. 2012/2106, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama