KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/1321 E., 2012/1904 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, imzasıyla onamadığı duruşma tutanağına geçirilen beyanında maddi vakayı kabul etmiştir.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişme konusu 427 sayılı parselin tapulama işlemlerinin 1972 yılında gerçekleştiği ve bu suretle 03.02.1972 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava ise, 28.01.2011 tarihinde açılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına göre, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Burada kanunun kabul ettiği on yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. Davalının az yukarıda sözü edilen beyanı davayı kabul mahiyetinde olmadığından, değer tanınamaz.
Mahkemece, yapılan bu saptama uyarınca davanın hak düşürücü sürenin varlığı sebebiyle reddi yerine değişik bazı nedenlerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiş ise de hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan, karar gerekçesinin HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca değiştirilerek düzeltilmesi ve hükmün onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/1321, K. 2012/1904, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama