KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/13353 E., 2012/14007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın elatmanın önlenmesi yönünden kabulüne ecrimisil talebinin kısmen kabulüne dair verilen 10.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davalı, davacının taşınmazına müdahalesinin olmadığını, kadastro müdürlüğüne başvurarak kendi taşınmazına duvar yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya ait 220 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 12.60 m2'lik kısmında yapmış olduğu duvarın yıkılmak suretiyle tecavüzünün önlenmesine, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde hükme bağlanan ve uygulamada kısaca “taleple bağlılık” ilkesi olarak bilinen usul hükmü uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı tarafından kal isteminde bulunulmadığı halde taleple bağlılık kuralına aykırı biçimde 220 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki duvarın kal’inin hüküm altına alınması,
Ayrıca, davacının davası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olduğu halde mahkemece birden fazla dava varmış gibi her talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/13353, K. 2012/14007, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama