İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/1350 K.2012/5253

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.04.2010 gününde verilen dilekçe ile rödövans sözleşmesine dayalı olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden…

Esas2012/1350Karar2012/5253Tarih10 Nisan 2012Okuma4 dk · 721 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/1350 E., 2012/5253 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2012
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.04.2010 gününde verilen dilekçe ile rödövans sözleşmesine dayalı olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen 04.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10.04.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalılar vekili Av.... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalılardan ...’ın ruhsat sahibi olduğu dört ayrı sahayı 23.10.2009 tarihli sözleşmeyle ve 4 yıl süreyle rödövans karşılığı kiraladığını, maden sahalarında faaliyete geçmek için sözleşmeye güvenerek yatırımlar yaptığını, ancak kiralayan davalının 12.04.2010 tarihinde fesih ihbarında bulunduğunu ve sahaları diğer davalı ...’a devrettiğini, sözleşmeye güvenerek yaptığı masraflar ile kar kaybı alacağına karşılık şimdilik 100.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalılar, davacının sözleşmenin 13. maddesine aykırı davrandığını, sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalılardan ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığı, hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle, davalı ...

Mahmut Yıldırım hakkında açılan davanın ise Borçlar Kanununun 288. maddesinde öngörülen 60 günlük fesih ihbarı süresine uyulmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Davacı ile davalılardan ... arasında düzenlenen 23.10.2009 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli kira sözleşmesi, hasılat kirasının bir türü olan rödövans karşılığı kiralama sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle davalı ... ruhsat alanlarını %12 oranında rödövans karşılığı davacıya kiralamıştır.

Belirtilen sözleşmenin 13. maddesinde aynen “söz konusu saha ile ilgili ... A.Ş. arama ruhsatından işletme ruhsatına geçirmesi için gerekli olan çalışmayı ara vermeden sürdürecek ve bu sözleşme ile beraber sahada çalışma yapabilecektir. Bu sözleşme, ön protokol olup aslı noterde yapılacaktır.” Sözleşmenin 14. maddesinde ise “saha sahibi ... bu rödövans anlaşmasına istinaden sözleşmeye konu saha ile ilgili herhangi bir anlaşma yapamaz. Rödövans veremez, bu sözleşme süresince kendi adına da işletemez” hükümleri bulunmaktadır. Davalı ..., davacı şirkete gönderdiği 12.04.2010 tarihli fesih ihbarı yazısında sözleşmenin fesih iradesini karşı tarafa bildirmiştir.

Davadaki istem, bu fesih ihbarına dayalı menfi ve müspet zararların tahsiline ilişkindir.

Bu bakımdan, burada öncelikle Borçlar Hukukunda düzenlenen menfi ve müspet zararların ne olduğu hususu üzerinde durulması gerekecektir.

Menfi zarar, akdi fesh eden alacaklının Borçlar Kanununun 108/II. maddesine dayanarak “akdin hükümsüzlüğünden doğan zararlarıdır.” Burada istenilebilecek zararlar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı şayet sözleşme yapmamış olsaydı uğramayacağı zararlardır. Kısaca menfi zarar, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamıdır. Başka bir anlatımla, karşı tarafın mal varlığına girmese dahi o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Hiç kuşkusuz, akdin icrasına inanılarak yapılan giderlerin bunları yaptığını iddia eden tarafça somut biçimde kanıtlanması gerekir.

Müspet zarar ise, sözleşmenin feshinde kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Müspet zarar, sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Yeter ki, sözleşmeden dönülmemiş olsun, dönülmüş ise dönen taraf kendisi olmasın ve kusursuz bulunsun. Kar kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen bir zarardır. Aslında, kar kaybı açısından karşı tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik bulunmaz. Fakat, karşı

taraf kusurlu ise fesih yüzünden malvarlığındaki ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalmış olur. Bir tanımlama yapmak gerekirse kar kaybı; kiralayanın edimini tam olarak ifa etmesi halinde kiracının mamelekinin olması gereken durum ile eylemli durum arasındaki maddi değer farkıdır. Bu niteliği gereği kar kaybı, farazi bir hesaplamaya dayanır. Mamelekin istikbaldeki çoğalması ihtimali burada nazara alınır; fesih hadisesi bu çoğalmaya mani olmuştur. Kar kaybı hesabı bir varsayımla yapılacağından, hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kesinlik göstermez.

Menfi ve müspet zarar kavramlarına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, davacıya hangi zarar kalemine dayandığını ve miktarını açıklatmak, alınacak açıklamaya göre talebine uygun delillerini sorup saptamak, davalı kiralayandan da karşı delillerini sormak, gerek duyulursa keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırmak, bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor almak ve bilirkişiye özellikle fesihteki kusur durumunu tespit ettirerek davacının ortaya çıkacak hale göre istemde bulunup bulunamayacağını saptamak, davadaki istek kalemlerini bundan sonra değerlendirip bir sonuca bağlamak olmalıdır.

Yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak ve Borçlar Kanununun 288. madde hükmünün kira parasının tediyesindeki temerrüt halinde uygulanabileceği olgusunu gözden kaçırarak istemin yazılı bazı nedenlerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 900,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/1350, K. 2012/5253, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1350
Karar No
2012/5253
Tarih
10 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/1350 K.2012/5455
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/1351 K.2012/14135
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1352 K.2012/4663
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/1352 K.2012/4340
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/1352 K.2012/14134
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/1353 K.2012/6510

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.