KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/14975 E., 2013/1670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.06.2006 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, zilyetlik ve tapu kaydına dayanarak mera komisyon kararının iptali ile dava konusu taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yargılamalar sırasında 07.03.2008 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
Aynı yasanın 308. maddesi gereğince de; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
6100 sayılı HMK’nun “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kesin hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 tarihli ve 1438/290 sayılı, 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararları)
Bu nedenle davacının 07.03.2008 tarihli feragat dilekçesi değerlendirilerek hakkında mahkemesince bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/14975, K. 2013/1670, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama