KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/15096 E., 2013/606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 18.07.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiası ile açılmış, mahkemece önceki bozma kararına uyularak dava konusu taşımaza revizyon gören tapu kaydının hakkı kararla oluşması nedeniyle ilk kararı temyiz eden ... 'ye ait 1/6 pay yönünden davanın reddine, diğer paydaşlara ait toplam 5/6 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılar...ve ...'in tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalılar ..., ... ve ...'ın temyizine gelince; bu davalıların dava konusu taşınmazda 1/6'şardan toplam 3/6 payları bulunmaktadır.
Davalılar ..., ... ve ...'a çıkarılan tebligatlar incelendiğinde, duruşma günü ve dava dilekçesinin .... Mahallesi olarak çıkarıldığı adreste tanınmadıklarından mahkemeye iade
edildiği daha sonra 09.11.2006 tarihinde aynı konutta oturan yeğenleri ...'ye tebliğ edildiği görülmektedir. Ancak, dosyaya sunulan belgelerden ...'in 1983 tarihinden beri ...'da yaşadığı daimi ikametgahının ... olduğu, ... ve ...'nin de aynı konutta oturan yeğenleri...'ye yapılan tebliğattan önce ...'da ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda bu davalılar yönünden usulüne uygun tebliğat yapıldığından söz etmek mümkün değildir.
Dolayısıyla bu kişilere ait paylar yönünden de davanın esasına girip kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. Başka deyişle tebligat yöntemine uyulmayarak bu davalılara açıklanan şekilde yapılan tebliğ ile yokluklarında yargılama yapılması hukuki dinlenilme hakkını ortadan kaldırmıştır.
Mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi hükmüne aykırı şekilde yargılama yapılarak davanın bu davalılar yönünden de esastan sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/15096, K. 2013/606, 18 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama