KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/15155 E., 2013/2887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, bu istem kabul edilmediği takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisi kocası ...’dan kalan hayvanların dava dışı oğlu ... tarafından satılmak suretiyle dava konusu 658 ada 31 parsel sayılı taşınmazın satın alındığını, taşınmazın adına tescil edilmesi gerekirken davalı gelini adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil bu istemi kabul edilmediği taktirde tazminat istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda davanın sonucuna göre taraflar yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Taşınmazlarla ilgili davalarda vekâlet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan miktardır.
Somut olayda, davalı yararına harcı yatan dava dilekçesinde yazılı değer üzerinden nispi vekalet ücreti taktir olunması gerekirken keşifte belirlenen ve harcı tamamlanmayan değer üzerinden vekalet ücreti taktir olunması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/15155, K. 2013/2887, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama