İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/2070 K.2012/5517

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ile araç trafik kaydının iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilinin istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair…

Esas2012/2070Karar2012/5517Tarih13 Nisan 2012Okuma5 dk · 1.007 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/2070 E., 2012/5517 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2012
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ile araç trafik kaydının iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilinin istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ile duruşmasız temyizi davalı ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10.04.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldi.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalılardan ...’nun annesi olduğunu, eşi olan dava dışı ...’in aleyhine boşanma ve tazminat davası açtığını, mal varlığına tedbir konulması korkusuyla yaptığı işleri davalı ...’nun verdiği 07.03.2007 tarihli vekaletname ile onun adına yapılmış gösterdiğini ve bu suretle 8 adet taşınmaz ile ... plakalı aracı vekaleten ... adına aldığını, ancak hem taşınmazların hem de aracın gerçek malikinin kendisi olduğunu, annesi ile aralarının bozulması üzerine taşınmazlara kayden malik görünen davalı ...’ın tüm taşınmazları tapuda davalılardan ...’ya 26.10.2007 tarihinde sattığını, satış yaptığı ...’dan aynı tarihli vekaletname aldığını,

aldığı bu vekaletname ile 193 ada 17 sayılı parseldeki 3 numaralı bağımsız bölümü 19.12.2007 tarihinde davalı ...’e tapuda satış gösterdiğini, 753 ada 3 sayılı parseldeki 19 numaralı bağımsız bölümü de davanın açıldığı 05.08.2008 tarihinden sonra ihtiyati tedbir kararına

rağmen 08.08.2008 tarihinde diğer davalı ...’a sattığını, inanç ilişkisi ve son kayıt maliklerinin kötüniyetleri sebebiyle taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, ... plakalı aracında mülkiyetinin iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir.

Davalılardan ..., inanç ilişkisinin varlığını kabul etmiş ancak taşınmaza sonradan malik olan diğer davalıların iyiniyetli olduklarını, davanın bu sebeple reddi gerekeceğini savunmuştur.

Kayıt maliki olan diğer davalılar ise iyiniyetli malik olduklarını, davanın reddi gerekeceğini savunmuşlardır.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir.

Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.

Davacı, davalılardan ... ile inanç ilişkisinde olduğunu, diğer davalıların ise kötüniyetli kayıt malikleri olduklarını ileri sürerek bu davayı açmıştır. Burada öncelikle inanç ilişkisinin hukuki niteliği ve kayıt maliklerinin iyiniyet veya kötüniyetle mülkiyet kazanması durumlarının hukuki sonuçlarının ne olduğu hususları üzerinde durulması gerekecektir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine

getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Eldeki davada, taraflar arasında yukarıdaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir sözleşme yoksa da inanç ilişkisinin varlığı davalı ... tarafından kabul edildiğinden davacı bu ilişkinin varlığını ...’na karşı kanıtlamıştır.

Belirtildiği üzere, ikinci kademede diğer davalıların kaydı iyi veya kötü niyetle kazanıp kazanmadıklarının da incelenmesi gerekecektir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, 08.11.1991 tarihli ve 1990/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karar gerekçesinde açıklandığı üzere “hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinememesidir.” Belirtilen bu ilke, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki sicile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklide açıklanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde olan m.1024’de “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır.

Davalılardan ... 1973 doğumludur. Yaptırılan araştırmaya göre bir iş yeri sahibi olup aylık geliri 2.000,00 TL – 2.500,00 TL civarındadır. Tanıkların sözlerine göre de davalılardan ... ile taşınmaz satışından evvel de ilişki halindedir. ... ise dava konusu 753 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 19 numaralı bağımsız bölümü davanın açılmasından sonra ve ihtiyati tedbir kararına rağmen satın almıştır. Bu kişilerin kaydı iyiniyetle kazandıklarını kabule olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, söz konusu kişilerle ilgili davanın kabulünde bir yanılgı yoktur.

Davalılardan ... ile ...’nun diğer temyiz itirazlarına gelince;

Davalılardan ..., 193 ada 17 sayılı parsel üzerindeki 3 numaralı bağımsız bölümü 19.12.2007 tarihinde ... vekili ...’dan satın almıştır. Aynı tarihte, davanın ihbar edildiği Akbank A.Ş.’den konut kredisi kullandığı, kullandığı konut kredisinin vekili olan ...’na ödenmesi için bankaya talimat verdiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu davalının kötüniyetine ilişkin davacı tarafından getirilen başkaca da delil bulunmamaktadır. Değişik bir ifadeyle, davalı ...’in kötüniyetli malik olduğu kanıtlanmadığından mahkemece 193 ada 17 sayılı parsel üzerindeki yapının 3 numaralı bağımsız bölümüne ilişkin tapu

iptali ve tescil davası reddolunmalıdır.

Davalılardan ...’nun ... plakalı araçla ilgili temyiz itirazına gelince;

Araç trafik sicilinde ... adına kayıtlıdır. Trafikte kayıtlı olan aracın kaydında düzeltme yapılması idari nitelikteki bir işlem olup bu husustaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilebilir. Fakat, satışın yapılıp yapılmadığının tespiti davası genel mahkemelerde görülebilir. Araç mülkiyetinin nakli talebi içinde aracın satışının yapılıp yapılmadığının tespiti istemi de bulunacağından mahkemece davacının trafik kaydının iptali ile tescil isteminin görev yönünden reddine, şayet araç satışı gerçek bir satış değilse satışın yapılmadığına dair tespit hükmü kurulması gerekirken aracın kaydının iptali ile davacı adına tescili şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.

Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 900,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e, 900,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin de davalılar ..., ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine, verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıran taraflara iadesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/2070, K. 2012/5517, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2070
Karar No
2012/5517
Tarih
13 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2071 K.2012/9505
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/2071 K.2012/4114
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/2072 K.2012/4542
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/2072 K.2012/2541
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/2072 K.2012/8325
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/2074 K.2012/4541

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.