İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/2191 K.2012/2964

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2012/2191Karar2012/2964Tarih1 Mart 2012Okuma3 dk · 623 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/2191 E., 2012/2964 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, 28.07.2009 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı, davaya karşı çıkmamış, rahatsızlığı nedeniyle tüm ihtiyaçlarının davacı tarafından karşılandığını, ondan para alarak borçlarını kapattığını, taşınmazların da davacıya satışının vaat olunduğunu belirtmiştir.

Davaya fer’i müdahil olarak katılan ..., davalının kendisine borçlandığını, hakkında icra takibi başlattığını, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığını, davanın reddi gerekeceğini ileri sürmüştür.

Mahkemece; davacının, davalının kardeşi olduğu, onun ekonomik durumunu bildiği, satış vaadi sözleşmesinin davalının borçlanmasından sonra yapıldığı, sözleşmenin de tapuya şerh edilmediği, taşınmazların elbirliği mülkiyeti rejimine tabi olduğu nedenleriyle dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Dosyadaki tapu kayıt örneklerinden; çekişme konusu yapılan 1281, 431, 430, 87, 190, 1195, 1217 sayılı parsellerin ... adına, 2552 ada 7 sayılı parselde ise 81/4488 hissenin paylı mülkiyet olarak davalı adına kayıtlı olduğu görülmektedir.

Burada öncelikle, elbirliği mülkiyetinin hukuki niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 701-703.maddelerinde elbirliği mülkiyeti “kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk, dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin ortaklığa giren malların tamamına yaygındır” şeklinde tanımlanmaktadır.

Gerçekten, elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı, elbirliği ile ortaklara aittir. Bir taşınmaz, elbirliği mülkiyetine tabi olsa da ortaklardan birinin ortaklık tasfiye edildiğinde kendisine düşecek olan tasfiye payına ilişkin olarak yapacağı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, bir taahhüt sözleşmesi olarak geçerlidir. Fakat, sözleşmenin ifası ancak elbirliği mülkiyetinin sona ermesi halinde istenebilir.

Ne var ki, elbirliği ortaklarının birbirine yaptıkları satış vaadi sözleşmesi geçerlidir. Çünkü, bu gibi durumlarda bir ortağın tasfiye payı azalmakta veya kalmamakta bu pay elbirliği mülkiyetinin diğer ortağının tasfiye payına ilave edilmiş olmaktadır. Kaldı ki, az önce belirtildiği üzere davalının 2552 ada 7 sayılı parselde 81/4488 payı bulunmaktadır.

Bu açıklamadan çıkan sonuca göre, tarafların kayıt maliki olan ...’ın mirasçısı olup olmadıkları, başka bir deyişle taşınmazlarda elbirliği malikleri olup olmadığının ortaya çıkartılması önem kazanmaktadır. Diğer taraftan, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesindeki amaç; ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır.

Bu yönüyle şerh, taşınmazın şerhten sonraki malikleri üzerinde de bir bakıma ayni etki özelliğini gösterir. Biçimine uygun düzenlenmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hüküm ve sonuç doğurmakta ise vaat alacaklısı olan taraf bu sözleşme şerh edilmemiş olsa bile Türk Medeni Kanununun 716. maddesine dayanarak karşı tarafı ferağa zorlayabilir.

Bütün bunların dışında, satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın kaydında ipotek, haciz veya ihtiyati tedbir şerhi bulunsa dahi bunlar sözleşmenin ifasını etkilemeyeceğinden, gerekirse üzerindeki kısıtlama kayıtlarıyla birlikte vaat alacaklısı adına tescil mümkündür.

Burada son olarak belirtilmesi gereken husus, 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesinde sözü edilen taleple bağlılık ilkesidir. Belirtilen ilkeye göre de hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Diğer bir ifadeyle, davalının savunma olarak mahkeme önüne getirmediği hususları kural olarak davayı çözecek olan hakim de inceleyemez.

Bu saptamalara göre yapılması gereken iş, davacıdan ...’a ait mirasçılık belgesini istemek, tarafların ... mirasçıları olup olmadığını inceleyip araştırmak, dava konusu taşınmazlar elbirliği mülkiyet rejimine tabi ise tereke içinde ortaklar arasındaki satış vaadi sözleşmesine değer tanımak, satış vaadi ile bir ortağın tasfiye halindeki ortaklık payını diğer ortağa satışı olanaklı bulunduğundan usulen belirlenecek payların davacı adına tesciline karar vermek olmalıdır.

Bütün bu yönler bir yana bırakılarak ve davaya yeri olmadığı halde başka anlam yüklenerek istemin yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/2191, K. 2012/2964, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2191
Karar No
2012/2964
Tarih
1 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/2192 K.2012/2661
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/2192 K.2012/2826
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/2192 K.2012/2181
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/2192 K.2012/2937
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/2193 K.2012/2400
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/2193 K.2012/2859

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.