İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/4030

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.09.2007 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili…

Esas2012/2821Karar2012/4030Tarih19 Mart 2012Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/2821 E., 2012/4030 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2012
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.09.2007 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, ... 01.07.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle 01.07.2015 tarihine kadar unvan değişikliği ile ticaret ünvanı ...A.Ş. olan ...

A.Ş.’ye kiralandığını, davalı şirketten sözleşmenin bir örneğinin istendiğini, ancak verilmediğini, dava dışı Milli Eğitim Müdürlüğünden 07.08.2003 tarihli ayrı bir sözleşmenin sağlandığını, bu sözleşmede kira parası olarak 250,00 TL’nin kararlaştırıldığını, 250,00 TL kira parasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, davalının 01.07.1999 başlangıç tarihli sözleşme yerine sonradan imzalanan 07.08.2003 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu ileri sürerek 01.07.1999 başlangıç tarihli sözleşme üzerinde muaraza çıkardığını, bu nedenlerle kiranın 01.07.1999 başlangıç tarihli sözleşme hükümlerine göre geçerli olduğunun tespitine,

mümkün olmazsa hata, hile ve gabin sebepleriyle 07.08.2003 tarihli sözleşmenin feshine ve taşınmazdan davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, 07.08.2003 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu, kiralananın kira parasını sadece 250,00 TL’den ibaret olmadığını, davacının her sene değişen oranlarda ücretsiz öğrenci okutarak da gelir sağladığını, okutulan öğrencilerin eğitim giderleri, yemek ve servis giderlerinin kendileri tarafından karşılandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava kabul edilmiş, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.07.1999 başlangıç tarihli sözleşme olduğunun tespitine ve bu sözleşmenin geçerli olduğunun muarazanın da bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ve davalı şirket temyiz etmiştir.

1-Dava, 14.09.2007 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Gerçekten, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; taraflar arasında değişik tarihlerde imzalanmış birden çok kira sözleşmesi bulunmaktadır. İlk sözleşmenin başlangıç tarihi 01.07.1999’dur. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, 07.08.2003 tarihli sözleşmenin hata, hile, gabin sebeplerine dayalı olarak yapılmış olmasından kaynaklanmıştır. Mahkemece de, 07.08.2003 tarihli sonradan düzenlenen sözleşmenin gabin sebebiyle geçersizliğine karar verilmiştir.

Hukuk dilinde farklı tanımlansa da gabin sözcük olarak “aldatmak” anlamındadır. Belirtmek gerekir ki, kural olarak taraflar sözleşmenin konusu ve koşullarını tayinde serbesttir. Ne var ki, bazı durumlarda taraflardan biri diğerinin içinde bulunduğu zor durumdan (müzayaka halinden), işin hafife alışından (hiffetinden) ya da toyluğundan (tecrübesizliğinden) yaralanarak onu adeta sömürebilir.

İşte kanun hem dürüstlük kurallarına ve hem de ahlaka aykırı sonuçlar meydana getirecek olan bu gibi durumlarda sözleşme serbestisine bir sınırlama koymuştur. Gabine dayalı iddialarda iradeyi sakatlayan nedenler yoktur. Sınırlama aktin konusunu tayindeki serbestiye getirilmiştir. Kısaca bir tanımlama yapmak gerekirse gabin, taraflardan birinin borçlandığı edimin diğerinin ediminden açık bir şekilde fazla veya az olması durumudur.

Gabin sebebiyle aktin konusu tayindeki serbestiye getirilen sınırlamanın kabul edilebilmesi için, aşağıda belirtilecek üç unsurun aynı anda bulunması gerekir.

1-Objektif unsur (ivazlar arasındaki açık ve aşırı oransızlık, tarafların edimleri arasındaki aşırı dengesizliği ifade eder. Aşırı dengesizliğin var olup olmadığı her olayın özelliğine göre tayin edilebilir.)

2-Sübjektif unsur (zarar görenin müzayaka, hiffet veya tecrübesizlik içinde olması. Müzayaka hali, kelime olarak “darda kalmayı” anlatır. Daha çok ekonomik bir kavram olmakla beraber, kişiden kişiye değişen bir kavramdır. Hiffet (işi hafife alma) bir kişinin yaptığı işlemin muhtemel sonuçlarını düşünememesi. Belli bir konudaki eksikliğinden zarar görmesini ifade eder. Böyle bir durumda olan kişi, genele göre aldatılmaya daha elverişlidir. Karşı tarafın hilesi olmasa da bu durumda olan kişi zararına bir sözleşme yapmış kabul edilir. Tecrübesizlik ile de yapılan sözleşmeden yeterli deney yoksunluğu nedeniyle zarar görme anlatılmaktadır.)

3-Gabinde önemli bir unsur da sözleşmede zarar görenin özel durumunu bilerek ve bu durumdan yararlanmak kastı ile (sömürme) sözleşmenin yapılmış olmasıdır.

Mahkemece, tüm bu unsurlar üzerinde durup tartışılmamış, sadece ivazlar arasında açık ve aşırı bir oransızlık tartışma konusu yapılarak gabinin varlığı kabul edilmiştir.

Kaldı ki, gabinin hükümleri Borçlar Kanununun 21.maddesinde gösterilmiş bulunmaktadır. Anılan bu hükme göre “mutazarrır bir sene zarfında akti feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir”. Demek oluyor ki, gabinden zarar gören dilerse sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde beyanda bulunarak sözleşmenin kendisini bağlamadığını ifade edebilir ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle de verdiklerini geri isteyebilir. Bu hak, yasanın öngördüğü sürede kullanılmadığı sürece de sözleşme her iki taraf için hükümlerini sürdürür.

Gabine ilişkin bu genel açıklamalardan ve Borçlar Kanununun 21.maddesi hükmünün öngördüğü kuralı belirttikten sonra, somut olaya gelince;

Üzerinde çekişme yaratılan sözleşmenin tarihi 07.08.2003’dür. Eldeki dava ise 14.09.2007 tarihinde açılmıştır. Başka bir anlatımla, davacı ne bir yıllık süre içerisinde ihtarname göndererek sözleşmenin kendisini bağlamayacağını davalı yana bildirmiş, ne de eldeki davayı bir yıllık süre içerisinde açmıştır. Dolayısıyla, davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.

Yapılan bu saptamaya göre davanın gösterilen nedenlerle reddi yerine, belirtilen yasa kuralları bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.

2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2).bentte uyarınca davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde yatıran davalı tarafa iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/2821, K. 2012/4030, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2821
Karar No
2012/4030
Tarih
19 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/5011
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/3850
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/5039
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/3677
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/2821 K.2012/3678
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/2822 K.2012/5357

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.