KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/5721 E., 2012/8460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, köylerinde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 105 ada 5 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olmasına rağmen davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile köy tüzel kişiliği adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma isteğine ilişkindir.
Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır. Ancak somut olayda olduğu gibi, köy muhtarının dava açmaması ya da taşınmazın tarla niteliğinde kalmasında menfaati bulunması halinde köy halkından bir ya da birkaç kişinin dava açma hakkı olup olmadığı sorunu karşımıza çıkmaktadır
Somut olayda; dava köy halkından olan gerçek kişi tarafından açılmıştır. Köy adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi ile köy aleyhine açılan davalarda köyü temsil yetkisi 442 sayılı Köy Kanununun 37/7. maddesi uyarınca köy muhtarına aittir. Köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetki aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanınmıştır.
Bu açıklamalardan sonra kısaca belirtmek gerekirse, o köyden bazı kişilerin köyün menfaatini ileri sürerek şartlar oluşmadan köy adına veya köyü temsilen dava açma yetkileri bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken esastan incelenerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/5721, K. 2012/8460, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama