KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/582 E., 2012/1001 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin reddine dair verilen 26.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu tahsis belgesi sağlanması için yapılan işlemlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davayı görmekte idari yargı yerinin görevli olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya bakmaya idari yargı mahkemeleri görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2.maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açık biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri olarak gösterilmiş, yargı yetkisinin sınırı ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi olarak gösterilmiştir.
Kaldı ki, Türk Medeni Kanununun 1027.maddesine göre ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Buradaki mahkeme deyiminden maksat, adli yargı yerindeki mahkemelerdir.
Kısaca, davanın görüleceği yer adli yargı yeri olduğundan, mahkemece çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması gerekirken dava dilekçesinin görev yönünden reddi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/582, K. 2012/1001, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama