KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/6200 E., 2012/8838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin davalı Kamil Halıcı'nın 1/7 payı yönünden davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 25.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmış, mahkemece Dairemizin 06.11.2009 tarihli 2009/11742 - 12308 Esas ve Karar sayılı bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmazda davalılardan Kamil Halıcı'ya ait 1/7 payı yönünden, davacı Hazinenin yasa gereği davasından vazgeçmiş sayılmasına, aynı taşınmazın diğer maliklerinin 6/7 payları yönünden önceki kararın aynen geçerliliğine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılardan ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ...'nın tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkeme kararının Dairemizin 06.11.2009 tarihli 2009/11742 - 12308 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olduğundan mahkemenin ilk hükmü tamamen ortadan kalkmış olduğu halde davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e ait 1/7 paydan toplam 6/7 pay yönünden önceki kararın kesinleştiğinden bahisle yeni bir hüküm kurulmadan, önceki kararın aynen
geçerliliğine şeklinde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesine aykırıdır. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/6200, K. 2012/8838, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama