İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/7332 K.2012/8226

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle…

Esas2012/7332Karar2012/8226Tarih11 Haziran 2012Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/7332 E., 2012/8226 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2012
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkili ile davalıya ait iki evi ayıran bahçe duvarının davalı tarafından temelsiz olarak tonlarca ağırlıktaki blok taşlarla ördürülmesi nedeni ile yağmurun yağması sonucu meydana gelen toprak kaymasında müvekkilinin bahçesinin içine yıkıldığını, bahçede büyük zararlar meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 4.650,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, zararın belirtildiği kadar olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Dava, komşuluk hukukuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.

Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.

Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hâkim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.

Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.

Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacıya ait 12 ve davalıya ait 10 numaralı taşınmazların komşu olduğu, iki evi ayıran kısma davalı tarafından taş duvar ördürüldüğü, yağmurdan sonra taş duvarın yıkılması sonucu 12 numaralı taşınmazın bahçe ve havuzunda hasar meydana geldiği hususları çekişmesizdir.

Bodrum Belediyesi 21.01.2009 tarihli cevabi yazısında; 10 numaralı taşınmazda oturan davalıya ait gayrımenkulün bahçe duvarı temelsiz yapıldığından yan komşusunun bahçesine ve havuzuna zarar verdiğinin tespit edildiğini verilen zararın hukuki yollardan aranması gerektiğini bildirmiştir.

Mahkemece yapılan keşif sonrası inşaat mühendisi ve teknik bilirkişiden alınan 05.05.2011 tarihli raporda; yıkılan duvarın sınır duvarından ziyade yaklaşık 2 mt yükseklikte istinat duvarı olduğu, hesaplamanın ya da uygulamadaki herhangi bir yanlışlığın duvarın yağmur nedeniyle yıkılmasına neden olduğu, zarar gören malzemeler görülmediğinden zararın tespit edilemediği belirtilmiştir.

Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/15 D.İş.dosyasında; davacı taraf 16.01.2009 tarihli dilekçesi ile; davalı ile kendisine ait iki evi ayıran bahçe duvarının temelsiz olarak tonlarca ağırlıkta taş duvarla örüldüğünü, yağmur yağması nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucu bahçesinin içine yıkıldığını, açacağı tazminat davasına esas teşkil etmek üzere bahçesindeki zararın tespitini istemiştir.

İnşaat bilirkişisi 16.02.2009 tarihli raporunda; tespit dilekçesinde bahçeye ait yer döşemeleri ile yüzme havuzunun fayans ve mermerlerinin kırıldığı, havuz başındaki çeşmenin sökülerek tesisatının bozulduğu, havuz süpürme makinesi ve kepçe ile hidrofor ve dolabının kırıldığı, şehir suyuna gelen iki borunun patladığı ve değiştirildiği belirtilmiş olup anılan eşyalardaki hasarın görüldüğü, hidroforun elektrik sisteminin zarar görmesinin doğal olduğu belirtilmiş ise de telefon kablolarının ve havuz kenarındaki çiçeklik ile 4 adet ladin, 9 adet japon gülü, 1 adet ayva fidesinin zarar gördüğünün tespit edilemediği belirtilmiştir.Yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından anılan eşyaların zarara uğradığı kanıtlanamamıştır.

Bu durumda mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken zarar gördüğü kanıtlanamayan eşyalar ve bitkiler yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2). bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/7332, K. 2012/8226, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7332
Karar No
2012/8226
Tarih
11 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/7332 K.2012/12464
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/7333 K.2012/11045
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/7333 K.2012/9893
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/7333 K.2012/12601
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/7333 K.2012/9440
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/7333 K.2012/13737

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.