KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/791 E., 2012/1724 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.03.2008 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 84 ada 17 sayılı parseldeki 3, 4, 7, 8 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydında mevcut ipoteğin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Banka temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun “hükmün kapsamı” başlıklı m.297 f.2 hükmüne göre yazılacak kararın hüküm bölümünde gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yasa koyucunun buradaki amacı, hükmün infazı aşamasında tarafların yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşülmesini önlemektir.
Somut olayda ise, mahkemece kararın hüküm bölümünde sadece “davanın kabulüne” denilmiş, davanın kabulü sözcüğü ile neye karar verildiği hüküm fıkrasına yazılmamıştır. Bu şekilde kurulan bir hükmün infazında tereddüde düşüleceği, daha açıkçası infazının olanaklı bulunmadığı ortadadır.
Yasanın öngördüğü yönteme uygun şekilde kurulmayan hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/791, K. 2012/1724, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama