İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/870 K.2012/4369

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.01.2008 ve 16.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ...…

Esas2012/870Karar2012/4369Tarih23 Mart 2012Okuma4 dk · 728 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/870 E., 2012/4369 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2012
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

728 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.01.2008 ve 16.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, davalı yüklenici ... ile davalı arsa sahipleri arasında 16.04.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca 787 sayılı parsel üzerine 5 katlı ve 10 bağımsız bölümden ibaret binanın yapım işini davalı yüklenicinin üstlendiğini, yapıdaki 4 bağımsız bölümün arsa sahiplerine, 6 bağımsız bölümün ise yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığını, yükleniciye bırakılması kararlaştırılan zemin kattaki 2, 2.kattaki 3 numaralı bağımsız bölümlerin davacı ...’e 25.10.1999 tarihli adi yazılı temlik sözleşmesiyle, 3.kattaki 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin ...’e,

aynı tarihli sözleşmeyle 3.kattaki 8 numaralı bağımsız bölümün 27.05.1999 tarihli temlik sözleşmesiyle ...’a, 4.kattaki 9 numaralı bağımsız bölümün de 27.06.1999 tarihli sözleşmeyle davacı ...’e yüklenici tarafından temlik edildiğini, bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarının iptali ile her bir davacı adına ayrı ayrı tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı yüklenici ... davayı kabul etmiş, arsa sahiplerinden ... ve ... vekili yüklenicinin 24.03.2006 tarihli taahhütnameyle inşaatı 25.07.2006 tarihinde teslim etmeyi kabul ettiğini, taahhütnamede yapı bu tarihte teslim edilmezse kendilerine sözleşmenin feshi yetkisinin tanındığını, sözleşmenin de 05.10.2006 tarihinde feshedildiğini, davanın reddini savunmuştur. Diğer arsa sahibi davalılar savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, arsa sahiplerinden ... mirasçıları ... ve ... temyiz etmiştir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenicinin finansını sağlayarak arsa malikinin arsası üzerine bina yapım işini yüklendiği, arsa malikinin ise bedel olarak binadaki bir kısım bağımsız bölüm mülkiyetini yükleniciye geçirmeyi vaat ettiği sözleşmelerdendir. Bu sözleşmelerde yükleniciye verilmesi gereken ücret (bedel) arsa sahibi tarafından para olarak değil, ayın olarak ödenir.

Bir bina yapımından maksat ise, o binanın sözleşmesine, imar kurallarına, fen ve amacına uygun olarak yüklenici tarafından meydana getirilmesi ve ifa olarak arsa sahiplerine teslim edilmesi demektir. Yüklenicinin edimini yerine getirmesi halinde kazanacağı hak kişisel bir hak olup, yüklenici kazanacağı kişisel hakkını doğrudan arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği gibi, bu hakkı Borçlar Kanununun 162 vd. maddelerinden yararlanarak üçüncü kişilere de temlik edebilir.

Alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir.

Davada dayanılan 25.10.1999, 27.05.1999 ve 27.06.1999 tarihli adi yazılı sözleşmeler aslında alacağın temliki maksadıyla yapılmış sözleşmelerdir. Ne var ki, yapıldığı anda temlik işleminin tarafı olmayan borçlu (arsa sahibi), ifanın üçüncü kişiler tarafından (davacılar) kendilerinden talep edilmesi üzerine yeni alacaklıların (davacıların) ifa talebine hemen uymak zorunda değildir. Borçlar Kanununun 167. maddesinden yararlanarak önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne gibi def’ilere haiz ise yeni alacaklılara (davacılara) bu def’ileri ileri sürebilir. Başka bir deyişle, alacağı temellük edenlerin ifa talebine muhatap olan borçlular (arsa sahipleri), yükleniciye karşı 16.04.1998 tarihli sözleşmeden kaynaklanan ne gibi def’i ileri sürebilecekse davacılara karşı da bunları bildirebilir.

Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;

Bilirkişi incelemesine göre, inşaatın getirildiği fiziki seviye %98’dir. Diğer bir ifadeyle, yüklenici sözleşmeden kaynaklanan borçlarını bütünüyle ifa etmemiş bulunmaktadır. İşin ifa ile sonuçlanması, eserin %2’sinin daha yapılması koşuluna bağlıdır. Bu koşul yerine gelmeden veya %2 fiziki eksikliğin parasal tutarı ifa olarak arsa sahiplerine ödenmeden ne yüklenici ne

de onun temlik ettiği davacı üçüncü kişiler arsa sahiplerinden ifayı isteyemez. Mahkemece yapılan bu saptamanın göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.

Diğer taraftan, 787 parsel tapuda arsa niteliğiyle maliki olan arsa sahiplerine 1/4’er oranında paylı mülkiyet olarak kayıtlıdır. Yapıdaki kat irtifakı veya kat mülkiyeti henüz kurulmuş değildir. Böyle olsa da, eser bütünüyle bitirilmiş veya eksiğinin parasal tutarı ifa olarak arsa sahiplerine ödenmek üzere depo edilmişse de bu yerde tıpkı kat irtifakı kurulacakmış gibi bağımsız bölümlere isabet eden arsa payları hesaplanmak üzere bunların davacılar adına tescili olanaklıdır. Ne var ki, arsa payını hesaplayan bilirkişi raporu da gerekçeli değildir.

Bütün bunlardan sonra yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapılarak yapıdaki %2 fiziki eksikliğin parasal tutarını bilirkişiye hesaplatmak, bu tutarı ifa olarak arsa sahiplerine ödenmek üzere davacılara depo ettirmek, yapının tamamı üzerinde kat irtifakı kurulacakmış gibi bağımsız bölümlere isabet edecek arsa paylarını gerekçeli bir raporla yine bilirkişilere hesaplatmak, bu arsa paylarının davacılar adına tesciline karar vermek olmalıdır.

Mahkemece tüm bu yönler göz ardı edilerek istemin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/870, K. 2012/4369, 23 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/870
Karar No
2012/4369
Tarih
23 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/870 K.2012/1689
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/870 K.2012/1652
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/870 K.2012/4934
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/871 K.2012/6215
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/871 K.2012/1990
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/871 K.2012/3969

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.