KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/8879 E., 2012/9884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 9007 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki yanlış yazılan kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin nüfusa kayıtlı olduğu yer ve anne adı yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu husus gözetilmeden kadastro tespitleri sırasında yapılan yanlışlıklardan olan nüfusa kayıtlı olduğu yer ve anne adının nüfus kayıtlarına göre düzeltilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu gibi durumlarda tapu malikinin davacı ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince mahkemenin bu yönde bir tespit kararı vermesi gerekir. Eldeki davada tapu kayıt maliki "... oğlu ...
Mercan" ile davacı "Ankara ili, Kazan ilçesi, ... köyü, cilt: 15, hane: 5'te nüfusa kayıtlı ... ve ...'den olma, 15.01.1941 doğumlu, ..."ın aynı kişi olduğu ispat edilmiştir.
Davacının anne adı ve nüfusa kayıtlı olduğu yer yönünden tespit kararı ile yetinilmesi gerekir iken, düzeltilmesine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/8879, K. 2012/9884, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama