İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/9141 K.2012/10685

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.12.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2012/9141Karar2012/10685Tarih20 Eylül 2012Okuma4 dk · 781 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/9141 E., 2012/10685 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

781 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.12.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulü ile 3.000,00 TL cezai şart ile 4.908,35 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı, satış vaadine konu 701, 2342 ve 2005 parsel sayılı taşınmazların tapuda üçüncü kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle tescil isteminden vazgeçerek istemini alacağa çevirmiş, tescil istemine sadece 676 parsel yönünden devam etmiştir. Mahkemece, 676 sayılı parsel yönünden diğer koşulların oluştuğu, ancak satış vaadine konu edilen pay oranında bu parselin 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca bölünmez bütünlük şartını oluşturmadığı gerekçe gösterilerek tescil isteminin reddine karar verilmiştir.

5578 sayılı yasa 09.02.2007 tarihinde yürürlüğe girmiş olup sözleşme 10.02.2002 tarihinde yapıldığından bu yasa hükümlerine tabi değildir. Açıklanan nedenle tescil isteminin bu gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. Ne var ki 676 sayılı parsel tapuda halen vaat borçlusu ...’in murisi ... adına kayıtlı olup elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan ifa olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece davacının bu parsele yönelik tescil isteminin bu nedenle reddi gerekirken ifraz imkanın bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru değil ise de davanın reddi sonucu itibarı ile doğru olduğundan tescil istemine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.1971 tarihli ve 1505-85 sayılı kararında belirtildiği üzere cezai şart (ceza koşulu) geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken götürü bir edimdir. Ceza koşulu ile amaçlanan, asıl borcun yerine getirilmesi ihtimalini kuvvetlendirmektir. Böyle olunca, kuşkusuz asıl borç yerine getirilmişse asıl borcun ferisi olan ceza koşulu alacağına başvurulamaz.

Türk Borçlar Kanununun 179. maddesinde ceza ile ifa arasındaki ilişkiye göre, birbirinden farklı üç tür ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve ifayı engelleyen ceza (dönme cezası) koşuludur. Bu terimler yasada yer almamış olsa da gerek öğretide ve gerekse uygulamada benimsenmiştir.

Eğer ceza “bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi” durumu için kararlaştırılmışsa…” (TBK m.179/1) seçimlik ceza (seçimlik yetki) söz konusudur. O halde, asıl borcun ifa edilmesi veya gereği gibi ifa edilmesini kuvvetlendirmek için ceza anlaşması yapılmışsa bu tür bir ceza seçimlik cezadır. Seçimlik ceza nerede ise bütün borca aykırılık halleri için kararlaştırılabilir. Burada tekrar etmek gerekirse, borçlu borcunu yerine getirdiği sürece alacaklı ceza isteyemez. Asıl borç ifa edilmişse ceza söner. Fakat asıl borç ifa edilmemiş veya gereği gibi ifa edilmemişse ceza o zaman gündeme gelir, muacceliyet kazanır.

Türk Borçlar Kanununun 179/II maddesine göre taraflar cezayı “borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi” durumu için kararlaştırmışsa ifaya eklenen ceza söz konusudur. Burada asıl borcun belirlenen zamanda ve yerde ifa edilmemesi söz konusudur. İfaya eklenen ceza koşulu özellikle borcun geç ifa edilmesi halinde uygulanır ve uygulamada en çok rastlanan ceza koşulu türüdür.

İfaya eklenen ceza ile asıl borcun belirlenen zamanda ve belirlenen yerde ifa edilme ihtimali kuvvetlendirilmek istendiğinden cezanın talep edilebilmesi için alacaklının ifayı talepten vazgeçmemesi, başka bir deyişle sözleşmeyi feshetmemiş olması gerekir. İfaya eklenen ceza kural olarak ancak ifa ile birlikte talep edilebilirse de taraflar sözleşmede aktin feshi halinde dahi ceza istenebileceğini kararlaştırabilir.

Alacaklının ifaya ekli ceza isteyebilmesi için hakkından açıkça veya ifayı kabul ederken örtülü biçimde vazgeçmemesi, ifayı kabul ederken ihtirazı kayıt bildirerek ceza koşulunun yerine getirilmesini isteme hakkını saklı tutması gerekir.

Dönme cezası ise, Türk Borçlar Kanununun 179/son maddesinde düzenlenmiştir. Taraflardan biri sözleşmeyle kendisine tanınan bu ... kullanarak yani cezayı ödeyerek yükümlülüğünden kurtulur. Haklı bir nedene dayanarak sözleşmeden dönen tarafın ise ceza ödemek yükümlülüğü yoktur. Dönme cezasında yetki borçludadır. Borçlu ya ifayı yerine getirir veya cezayı ödeyerek akitten cayma hakkını kullanır. Dönme cezası, sözleşmenin ifasından vazgeçilmesi halinde istenebileceğinden, şayet aktin ifası talep edilmişse veya sözleşme ifa ile bitmişse istenemez.

Sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile bir ceza kararlaştırılmış ise alacaklı borcun veya cezanın ifasını isteyebilir. Somut olayda; satış bedelinin iadesi talep edildiğine göre artık cezanın ifası istenemeyeceğinden mahkemece sözleşme ile kararlaştırılan ceza miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de; ifa imkansızlığı nedeni ile tazminata hükmedilmesi gerektiğinde dava konusu taşınmazın rayiç değeri üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken, satış bedelinin güncelleştirilerek tazminata karar verilmesi yerinde olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/9141, K. 2012/10685, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9141
Karar No
2012/10685
Tarih
20 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/9142 K.2012/9935
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/9142 K.2012/10367
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9142 K.2012/14123
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/9142 K.2012/9680
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/9143 K.2012/8305
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/9144 K.2012/12430

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.