KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/9471 E., 2012/10358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisinin dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ... (...) olarak yazılan kimlik bilgilerinin nüfus kaydına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının murisi ...’in nüfus kaydında soyadının yazılı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir.
Davaya konu olayda mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen kişinin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kaydında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece; dava konusu taşınmazın tapu kaydında tapu maliki olarak görünen ... (Köstenceli) ile davacının murisi ... oğlu ...’in aynı kişi olup olmadığı hususunda inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken davacının murisi ...’in nüfus kaydında soyadının yazılı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hükmün, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/9471, K. 2012/10358, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama