KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/10307 E., 2013/12335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı, husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, maddi tazminat talebi kısmen kabul edilerek, manevi tazminat isteminin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının, manevi tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mülkiyet hakkının taşkın kullanılmasında ölüm veya cismani zarar söz konusu ise BK’nun 53 vd. maddelerine göre, ölüm veya cismani zarar bulunmadığı takdirde, komşu taşınmaz maliklerinin sağlık, huzur ve sükunları mülkiyet hakkının taşkın kullanılması nedeniyle bozulmuş ise kusursuz sorumlulukta uygulanan BK’nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacının yukarıda belirtildiği şekilde manevi tazminatı gerektirecek bir zarara uğradığı ispat edilemediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu isteminde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/10307, K. 2013/12335, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama