İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/10683 K.2013/15581

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2005 gününde verilen dilekçe ile taşınmaza ve su kaynağına elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, birleştirilen davada kaynak irtifakı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın…

Esas2013/10683Karar2013/15581Tarih12 Aralık 2013Okuma5 dk · 1.065 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/10683 E., 2013/15581 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2013
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.065 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2005 gününde verilen dilekçe ile taşınmaza ve su kaynağına elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, birleştirilen davada kaynak irtifakı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 05.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, su kaynağına ve taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemine ilişkindir. Birleştirilen dava, Türk Medeni Kanununun, 744-761 maddelerine dayanılarak su yolu mecra irtifakı ve zorunlu su irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, asıl davanın davacısı ... vekili temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.” Ancak, mecra geçirilmesini düzenleyen 744. maddeyi tek başına düşünmemek, Yasanın “zorunlu su” başlıklı 761. maddesi ile birlikte ele almak gerekir.

Bu hüküm de. “Evi, arazisi veya işletmesi için gerekli sudan yoksun olup, bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilir. Zorunlu su irtifakının kurulmasında öncelikle kaynak sahibinin menfaati gözetilir…” şeklindedir.

Zorunlu su mecra irtifakı kurulmasına ilişkin istemlerde; isteği öne süren kişinin zorunlu su mecra hakkı kurulmasına ihtiyacı olup olmadığının saptanması, taşınmazının bu ihtiyacını karşılama olanağı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, su ihtiyacı varsa bunu kendisinin aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayıp sağlamayacağının araştırılması, bütün bunların yanında da zorunlu su irtifakı kurulacak kaynak sahibinin menfaatinin gözetilip gözetilmediği hususları üzerinde durulması gerekmektedir.

O yüzden bu tür davalarda zorunlu su irtifakı kurulacak güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri ile kaynak sahibi davada taraf olarak yer almalıdır. Çünkü bu tür irtifakın da kesintisizlik ilkesine göre tesisi gerekir. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği de belirlenerek kararda gösterilmelidir.

Diğer taraftan, irtifak hakkının bedeli, taşınmazların niteliğine göre uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.

Bu tür davaların niteliği gereği de, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.

Bu hususlar yanında öncelikle belirtilmesi gereken husus, Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi gereğince kaynakların arazi mülkiyeti kapsamında kaldığıdır. Benzeri bir hükme “kaynak ve yeraltı suları” başlıklı Türk Medeni Kanunu’nun 756. maddesinde yer verilmiş anılan maddede aynen “kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır” düzenlemesi yapılmıştır.

Yeraltı sularının menfaati ise umuma ait sulardan olduğundan arazi mülkiyetine tabi değildir. Bunlardan yararlanmanın şekilleri özel kanunlarla gösterilmiştir. Nitekim, bu hususta Yer altı Suları Hakkındaki 167 sayılı, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında 6200, Köy İçme Suları Hakkında 7478 sayılı yasalarda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu ile 08.08.1961 tarihli tüzükte yeraltı sularından kişilerin faydalanma koşulları da gösterilmiştir. Bundan başka Yargıtay uygulamalarına göre bir araziden bir akarsu meydana getirecek kadar gür olarak su çıkmakta ise bu tür kaynaklar üzerinde de özel mülkiyet söz konusu olamaz.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Birleştirilen davada davacılar, 140 ada 10, 12 ve 15 parsel sayılı taşınmazların maliki olduklarını, içme suyu ihtiyacını asıl dava davacısı Yahya

Karaismail'e ait 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazdaki kaynaktan sağladıklarını belirterek taşınmazları lehine kaynak irtifakı kurulmasını istemişlerdir. Mahkemece dava konusu 8 numaralı parselde bulunan 1 numaralı su kaynağından davalılara ait 140 ada 10, 12 ve 15 parseller yararına kaynak irtifakı kurulmuştur.

Dosya içerisinde bulunan 04.10.2012 tarihli jeoloji ve ziraat bilirkişi raporunda; dava konusu 8 numaralı parselden çıkan ve 1 numara ile gösterilen su kaynağının birleştirilen davanın davacıları tarafından tamamının boruya alınarak evlerine içme suyu olarak götürüldüğü ve 3 hane tarafından kullanıldığı, dava konusu bu suyun debisinin 3,45 ton/gün olduğu, birleştirilen davanın davacılarının içme suyu ihtiyaçlarının ise 2,25 ton/gün olduğu tespit edilmiş, 2 numaralı kaynağın ise yine asıl davanın davacısına ait 136 ada 8 parselde olduğu “B” ile gösterilen iki ayrı depodan ve alt kısımdaki deponun hemen yakınındaki su kaynağından elektrikli su motoru ile asıl davanın davacısı ...'in ihtiyacının karşılandığı ifade edilmiştir.

Mahkemece, birleştirilen davanın davacılarının içme suyu ihtiyacı 2.25 ton/gün olduğu halde dava konusu 3.45 ton/gün debili suyun tamamının birleştirilen davanın davacılarına verilmesini sağlayacak şekilde irtifak hakkı kurulması doğru görülmemiştir.

Bilirkişi raporunda 6 numaralı su kaynağını ise birleştirilen davanın davacılarının eskiden tütün sulamakta ve hayvanların içme suyu olarak kullandığını ancak şu an üzeri beton dökülerek kapatılmış kör kuyu olduğu belirtilmiş, ancak birleştirilen davanın davacılarının kendilerine ait olan bu su kaynağının faaliyete geçirilip geçirilemeyeceği ve bu suyun içme suyuna elverişli olup olmadığı, ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağı da yeterince araştırılmamıştır.

Asıl davanın davacısı dava konusu 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan kaynaklardan öncelikle kendisinin yararlanma hakkının bulunduğunu, taşınmazı üzerindeki evine sadece davalıların irtifak hakkı kurulmasını istedikleri 1 numaralı kaynaktan herhangi bir masraf yapmadan, elektrik enerjisi kullanmadan su alabileceğini ifade ettiğinden, zorunlu su irtifakında öncelikle kaynak sahibinin menfaatinin gözetilmesi gerektiğinden mahkemece bu hususta da gerekli inceleme yapılmaması yerinde olmamıştır.

Ayrıca zorunlu su irtifakının kurulmasına ilişkin davalarda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, birleştirilen davanın davalısı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamıştır.

Bu durumda mahkemece; mahallinde suların az olduğu dönemde keşif yapılarak öncelikle birleştirilen davanın davacılarının içme suyu ihtiyaçlarını kendi imkanları ile (örneğin kendi taşınmazları içinde sondaj kuyusu vurulmak

suretiyle) veya bilirkişi raporunda 6 numaralı olarak gösterilen su kaynağını faaliyete geçirmek veya evlerinin bulunduğu bölgede şebeke suyu varsa buradan içme suyu ihtiyaçlarını giderme imkanlarının olup olmadığı araştırılmalı, bu şekilde su ihtiyaçlarını karşılanması durumunda aşırı zahmet ve gidere katlanmak zorunda kalıp kalmayacakları da tespit edilmeli, zorunlu su irtifakının kurulmasındaki Yasanın 761. maddesinde aranan şartların oluşup oluşmadığı konusunda ehil bilirkişilerden de ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, Yasanın 744 ve 761. maddelerindeki öngörülen kurallar da göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir

Bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/10683, K. 2013/15581, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10683
Karar No
2013/15581
Tarih
12 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/10683 K.2013/16269
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/10683 K.2013/18013
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/10684 K.2013/17909
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10685 K.2013/18387
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/10686 K.2013/15579
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/10687 K.2013/11562

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.