KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/13433 E., 2014/501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/07/2013
- Numarası
- 2012/365-2013/300
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.11.2012 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve eski haline getirilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı H.. C.. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki olduğu 4498 parsel sayılı taşınmazın sınır komşusu davalının 6255 parselinin güney sınırını tel örgü ve ayrıca demir kapı ile kapattığını, ancak bu yerin 7 metre genişliğinde imar yolu olarak ayrıldığını ileri sürerek imar yoluna elatmanın önlenmesini ve yolun eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, nizalı yerin kendisine ait taşınmaz içerisinde kaldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne 20/05/2013 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide gösterilen ve yol olmasına rağmen demir kapı yapılarak davalı tarafından kullanılan 162,07 m2'lik yere davalının elatmasının önlenmesine ve yolun eski haline getirtilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, yola elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
Bir taşınmaz üzerinde imar parselleri oluşturulmuş, imar yolları belirlenmiş olmakla birlikte ilgili idarece tescil işlemleri yapılmamış ve imar yolları da fiilen kullanıma açılmamışsa kadastro paftası hukuki varlığını koruduğu sürece elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Bu nedenle Belediyenin 28.12.2012 tarihli cevabi yazısına göre tasdik edildiği belirtilen
imar planına göre dava konusu taşınmaz üzerinde yöntemince tescil işlemleri gerçekleştirilerek imar yolunun resmi olarak yola terkininin yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/13433, K. 2014/501, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama