KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/16451 E., 2014/2080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Çal Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/10/2012
- Numarası
- 2011/239-2012/262
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı F.. Y.. vekili tarafından, davalılar H.. Y.. vd. aleyhine 21.10.2011 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti, temliken tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.09.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. T..
A.. ile karşı taraf davalılar vekili Av. M.. Y.. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. 24.09.2013 tarihli mahalline iade sonrası Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti, TMK'nın 724. maddesine dayanılarak temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı tarafından dosyaya sunulan tapulu taşınmaza ilişkin adi yazılı belgelerin iddialarının ispati için yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nın 33. maddesi gereğince dava konusuna ilişkin olayları anlatmak davanın taraflarına, o olaylara uygun yasa hükümlerini bulup uygulamak ise hakime ait bir görevdir. 04.06.1958 tarihli 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere hakim davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlıdır.
Somut olayda; davacının talebinin TMK’nın 724. maddesinde belirtilen temliken tescil davası olarak nitelendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı nitelendirme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/16451, K. 2014/2080, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama