KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/205 E., 2013/2596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.02.2012 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 4858 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 2 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde daha önceki malik olan dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı lehine kurulmuş ipotek olduğunu, ancak bu ipoteğin borçlu şirketin yetkisiz temsilcisi tarafından kurulduğu için yolsuz olduğunu belirterek kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı eski malik olan ipotek borçlusu şirketin ipotek tesisi işlemine bir itirazının olmadığı, ipoteğin kaldırılması için dava açmadığı, böyle bir davanın ancak ipotek borçlusu şirket tarafından açılabileceği, davacının dava açma yetkisi olmadığı ve ayrıca ipotek borcunun ödendiğine ilişkin delil de ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda davacı, ipotek tesis edilmiş taşınmazın maliki olmakla aktif dava açma ehliyetine sahiptir. Davacının dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/205, K. 2013/2596, 22 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama