İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/2777 K.2013/8090

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı…

Esas2013/2777Karar2013/8090Tarih28 Mayıs 2013Okuma4 dk · 758 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/2777 E., 2013/8090 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

758 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız temyizi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ...ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü

KARAR

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 53.100 TL tazminatın 13.06.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.

Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.

Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hâkim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır. Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.

“Kazı ve Yapılar” başlıklı Türk Medeni Kanunu’nun 738. maddesi gereğince; malik kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.

Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında da Borçlar Kanununun 42/1. maddesi uyarınca ve genel ilke olarak zararın varlığını kanıtlama yükü davacıya aittir. Zararın gerçek tutarını kanıtlamanın olanaksız olduğu durumlarda Borçlar Kanunu’nun 42/2. maddesi yargıca tanınan adalete uygun olarak zarar tutarını belirleme görevi ayrık bir düzenleme olup özel niteliği nedeniyle zararın belirlenmesinin olanaksız olması ya da gerekli kanıtların bulunmaması veya davacıdan kanıt getirmesinin istenememesi koşullarıyla sınırlıdır.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Davacı taşınmazına dökülen hafriyatın miktarı, davacının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/640 D.İş esas sayılı dosyasında yaptırmış olduğu tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık 27.950 m3 olarak belirlenmiştir. Davacı, Bursa 10. Noterliğinin 31.05.2010 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan hafriyat toprağının kaldırılması veya bedelinin ödenmesini talep etmiştir.

Makul süre sonunda ihtarname gereğinin yerine getirilmemesi üzerine dava dilekçesi ekinde sunulan 10.09.2010 tarihli faturadan 20.000 m3 hafriyatın kendisi tarafından dava dışı şirket 115.640 TL bedel ödemesi karşılığında kaldırıldığını belirterek bu miktar kadar tazminat ve haksız işgal nedeniyle dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil isteminde bulunmuştur.

Ancak davalı tarafından, davacı taşınmazına dökülen hafriyatın daha az olduğu, hafriyatın bir kısmının da yol olarak ayrılan bölümlere döküldüğü savunulmuştur. Tespit bilirkişi raporunu esas alan bilirkişi raporunda, 1994 yılındaki topografik

yapı nazara alınarak dava konusu taşınmazın kot durumuna göre hafriyat miktarı belirlenmiş ve mahkeme tarafından da bilirkişi raporundaki bu belirlemeye itibar edilerek tazminata karar verilmiştir. Davacının taşınmazının hafriyatın dökülmesinden önceki fiziki durumu tam olarak belirlenemediğinden ve hafriyatın hangi oranda davalı tarafından döküldüğü başka bir deyişle davalı tarafından davacı taşınmazına verilen zararın gerçek tutarının da kanıtlanması mümkün olmadığından mahkemece davalı tarafından döküldüğü kabul edilerek hükmedilen tazminat miktarından da Borçlar Kanununun 42. ve 43. maddeleri gereğince bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca davacının davalıya gönderdiği ihtarname 10.06.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamede ödenmesi istenilen bedelin “30 günlük süre dolduktan 2 gün içerisinde” denilmekle, verilen sürenin sonu olan 12.07.2010 tarihinde davalı temerrüde düşmüştür. Borçlar Kanununun 101. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit (direngen) hale geleceğinden faiz alacağının davalının temerrüde düştüğü 12.07.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yürütülmesi gerekir. Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak faiz alacağı talebinin 13.06.2010 tarihinden geçerli olarak hüküm altına alınması da doğru görülmemiştir.

Hükmün, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının davalı tarafa iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/2777, K. 2013/8090, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2777
Karar No
2013/8090
Tarih
28 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/2777 K.2013/11603
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2777 K.2013/6644
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2778 K.2013/7553
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/2778 K.2013/10272
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/2778 K.2013/11575
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2778 K.2013/8085

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.