KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2013/3044 E., 2013/4849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.05.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Ayşe Savran, Muammer Savran ve Ahmet Savran tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile paydaşlığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında somut olaya gelince; dava konusu edilen 367 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan ..., ...'ın yargılamadan önce vefat ettikleri anılan paydaşların murislerine ait mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından her aşamada re’sen dikkate alınmalıdır.
Bu durumda mahkemece, tapu kaydında paydaş olarak görünen ve ölü olduğu anlaşılan paydaşların mirasçılık belgelerinin ilgililerden temini ile mirasçılarının davaya dahil edildikten sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken ölü paydaşların murislerinin mirasçılık belgesi ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; satış memurunun ismen belirtilerek atanması yerinde değildir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/3044, K. 2013/4849, 29 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama