KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/3939 E., 2013/6028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, 1919 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki kadim yolun kadastro tespiti sırasında davalılara ait 1919 parsel sayılı taşınmaza katılmak suretiyle tescil edildiğini ileri sürerek, bu kısmın tapu kaydının iptali ile yol olarak sınırlandırılmasını istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yolun zeminde mevcut olmadığı, kadastro paftasında da iptal edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalılar vekili vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını isteyerek kararı temyiz etmiş ise de süresi içinde temyiz harcını yatırarak dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediğinden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekili ile Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B-3 maddesi hükmü uyarınca yol, meydan, köprü gibi orta mallarının haritasında gösterilmekle yetinileceği öngörülmüştür. Mahkemece, çekişmeli yerin yol olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Çekişmeli yerin yol olup olmadığının saptanabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaz ile çevre taşınmazların kadastro tutanak ve dayanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri gösterir kadastro tarihinden önce çekilmiş hava fotoğrafları getirtilmeli, usulünce seçilecek mahalli bilirkişi ve fen bilirkişileri aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmaz ile çevre taşınmazların dayanak kayıtları mahalli bilirkişilerden sorulmak suretiyle uygulanmalı, bu kayıtların dava konusu yeri ne olarak okuduğu belirlenmeli,
ayrıca hava fotoğrafları ile dava konusu taşınmazın tesciline esas alınan Kadastro Mahkemesinin 1998/165 E. 1986/39 K. sayılı ilamına dayanak fen bilirkişisi raporu ekindeki kroki zemine uygulanarak çekişmeli yerin evveliyatının yol olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, teknik bilirkişilerden bu hususta denetime elverişle rapor alınmalı, böylelikle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Değinilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve soruşturma ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/3939, K. 2013/6028, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama