İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/4404 K.2013/6378

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2009 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 25.10.2011 günlü hükmün…

Esas2013/4404Karar2013/6378Tarih29 Nisan 2013Okuma4 dk · 815 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/4404 E., 2013/6378 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

815 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2009 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 25.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava tarihinde tapuda hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde muhdesat sahibi olarak şerh edilmiş bulunan ...'un ... ile yaptıklarını ileri sürdüğü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün satış vaadi sözleşmesi ile satışının kendisine vaad edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.

Davalı, dava konusu yeri davacı ile bir müddet müştereken kullandıklarını ancak halen kendisinin kullanımında olduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Bu hükümler karşısında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Muhdesatların taşınmazın aynından ayrı bir mülkiyetinin varlığı düşünülemez.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, güven ve açıklık ilkesi gereği tapu sicilini 997 ila 1027. maddelerinde düzenlemiş, nelerin sicilde yer alabileceğini kurala bağlamıştır. Bunlardan 1008. madde tapu siciline kaydolunacak ayni hakları, 1009. madde sicile şerh verilebilecek kişisel hakları, 1010 ve 1011. maddeler ise temlik hakkının sınırlamaları ile geçici tescili düzenlemiştir.

Tapu Sicil Tüzüğünün 60. ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen "Beyanlar" ise gerek tescillerden, gerekse şerhlerden farklıdır. Kütüğün beyanlar hanesine işlenen kayıt, kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder, ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.

Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılımına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2 maddesi imkan vermektedir. Gerçekten anılan hüküm uyarınca 'Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birisine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.'

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2 ve mülga 766 sayılı Tapulama Kanunun 40. maddelerinde yer verilen muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi hususu da kişiye herhangi bir hak vermez. Sadece madde gerekçelerinde de açıkça vurgulandığı üzere eylemli (fiili) durumun belirtilmesi demek olup; muhdesat sahibi yararına sürekli ve ayni bir hak meydana getirmez. Bir başka deyişle bu beyan muhdesatın aidiyeti konusunda sadece aleniyet ve kanıtlama kolaylığı sağlar. Bu hakkın hukuki niteliği ve nasıl kullanılacağı ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 722-724 ve 729 maddelerinde açıklanmıştır.

Somut olayda, dava konusu 3364 ada 15 parsel sayılı taşınmaz davanın açıldığı tarihte dava dışı hazine adına kayıtlıdır. Her ne kadar davacı, muhdesat sahibi ...'un dava dışı ... ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılan dava konusu dükkanın satış vaadi sözleşmesi ile kendisine vaad edildiğini ileri sürerek istemde bulunmuş ise de, muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz.

Yukarıda da açıklandığı üzere tapunun beyanlar hanesine yazılan bu şerh, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetini belirleyip bu konuda aleniyet ve kanıtlama kolaylığı sağladığı ve muhdesat sahibine ayni bir hak vermediği için davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak iktisap edebileceği bir şahsi hakkının varlığından söz etme imkanı bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir. Hükmün, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.04.2013 tarihinde oyçokluğu karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde düzenlenen beyanlar; taşınmazla ilgili bazı fiili veya hukuki durumları açıklamaya var olan bazı haklara aleniyet sağlamaktadır.

Dava konusu 3364 ada 15 sayılı parsel ...Vakfı adına kayıtlı iken trampa yoluyla Hazine adına intikal etmiş, sonrasında 4706 sayılı Kanun kapsamında ... Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiştir. Tapu kaydında iki katlı kargir binanın ...'a ait olduğu yolunda muhtesat şerhi bulunmaktadır. Dava dışı ...'ın muhtesat sahibi ...'dan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile aldığını iddia ettiği yeri satış vaadi sözleşmesi ile davacıya sattığı, tarafların daha önce ortak oldukları tasfiye sonucu dava konusu dükkanın davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı ancak davalının tahliye etmede direndiği dosya kapsamında anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan davacı ile muhtesat sahibi arasında 23.03.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesine göre binanın zemin katındaki 2 no'lu bağımsız bölümün satışının yapıldığı görülmektedir. Davalının dava konusu yerde üstün şahsi hakkı olduğu yolunda bir delili bulunmamaktadır. Davacı dava konusu dükkanın zilyetliğini satış vaadi sözleşmesi uyarınca muhtesat sahibinden satın aldığına göre davalının korunacak bir menfaati bulunmadığından yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/4404, K. 2013/6378, 29 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4404
Karar No
2013/6378
Tarih
29 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/4404 K.2013/6900
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/4404 K.2013/5750
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/4404 K.2013/10377
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/4404 K.2013/13284
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/4405 K.2013/2924
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/4405 K.2013/5525

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.