KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/4636 E., 2013/6583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.07.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava, Türk Medeni Kanununun 699. maddesi uyarınca iki adet taşınmazın, mümkünse aynen taksimi, değilse satılarak ortaklığın giderilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalı aynen taksim mümkün olduğu gerekçesi ile temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazlar ... Köyü 286 ve 288 no'lu tarla niteliğinde parseller olup, davacı ve davalı paydaştır. Miktar itibarı ile de 89.565,00 m2 ve 62.133,00 m2'dir.
Keşifte dinlenen teknik bilirkişi dava konusu taşınmazın toplam yüzölçümlerinin 151.698,00 m2 olduğu, zeminde birleşik vaziyette kullanıldıklarını, her iki parselin içinden DSİ sulama kanalının geçtiğini, tarımsal özellikleri ve değerlerinin aynı olduğu, taşınmazların kadastrol yolunun olmadığını, bu nedenle de ifrazının mümkün olmadığını belirtmiştir.
Taşınmazların bulunduğu pafta da incelendiğinde taşınmazların kadastrol yolunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak taşınmazların yüzölçümlerinin ve toprak niteliklerin aynı olduğu bilirkişi raporuna göre sabittir. Gayrimenkullerin hala kadastrol yolunun olmadığı da kesindir. Dolayısıyla bilirkişinin yol olmadığından ifrazının yapılamayacağına ilişkin belirtmesinin dayanağı zaten yoktur.
Plansız alanlar imar yönetmeliğinde belirtilen yola cephe şartı, mevcut bir yola cephesi olan parsellerin ifrazı ile ilgili olup, halihazırda taşınmazlarının yola cephesi olmadığından ifrazının olamayacağı kabul edilemez. Az yukarıda da belirtildiği gibi taşınmazların halen yola cephesi yoktur ve ihaleden alınan da bu şekli ile kullanılacak, ihtiyac halinde geçit hakkı davacı açacaktır.
Dolayısıyla paydaş sayısının azlığı ve arazilerinin yüzölçümü nazara alındığında aynen taksimi veya ivaz ilavesi ile taksimi mümkün olup, bu hususunun ayrıca İl idare kurulundan sorularak saptanması gerekir.
Bütün bunlar araştırılmadan, taşınmazların dayanaksız bilirkişisi raporuna göre aynen taksimi mümkün görülmediğinden ortaklığın, satış kararı verilerek giderilmesine ilişkin yerel mahkeme kararının bozulması düşüncesi ve sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/4636, K. 2013/6583, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama