KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/5283 E., 2013/7019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve ve tescil, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, 2 parsel sayılı taşınmazın 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Belediye adına tespit ve tescil edildiğini, 2009 yılında yapılan ifraz işlemi sonucu Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, davalı tarafından haksız yere tahsil edilen 9.256,00 TL ot bedelinin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine ve dava konusu meranın 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacı adına tahsis edilmiş olması ve davacının merada kullanım hakkı sahibi olmasına göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinin sonuç kısmında taşınmazın tapu kaydının iptali ile Belediye adına tescili istenmişse de dava, taşınmazın kadim mera olduğu iddiasıyla açılmış ve bu şekilde vasıflandırılmıştır. Yargılama sonucunda da taşınmazın mera olduğu kesin olarak saptanmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan meraların özel mülk olarak kazanılması ve amacı dışında kullanılması olanaksızdır. Bu gibi yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince tapuya tescil edilemeyeceğinden sınırlandırılması ile
yetinilerek özel siciline yazılması gerekir. Mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tesciline ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yazılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar veremek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/5283, K. 2013/7019, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama