KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/5959 E., 2013/7869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; davaya konu ve satışına karar verilen 107 ada 3, 112 ada 7, 104 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar “...” adına tapuda
kayıtlı olduğu halde nüfus kayıtlarında bu ortağın adı ve soyadı “...” şeklinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Bu iki ismin aynı kişiye ait olup olmadığı veya tapuda isim tashihi davası açılıp açılmadığı da araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece taraf teşkilinin sağlanması yönünden, gerekirse davacıya tapu kaydında isim düzeltilmesi davası açması için yetki ve süre tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/5959, K. 2013/7869, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama