KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/731 E., 2013/3404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
227 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.07.2012 gününde verilen dilekçe ile tavzih yapılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; istemini kabulüne dair verilen 07.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı taraf vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davaya konu 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinden “... kızı ...”nin “... kızı ... ...” olarak; “... kızı ...”nin “... kızı ... ...” olarak; “...if kızı ...”nın “... kızı ... ...” olarak ve “... “... ” olarak düzeltilmesini istemiştir. .
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.
Davacı vekilinin paydaş ...'in kimlik belgelerine baba isminin eklenmesi yönündeki tavzih istemi üzerine; ilamın dördüncü bendinin "... oğlu ...'' olarak tavzihine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 305-306 maddelerinde düzenlenen tavzih, bir hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt uyandırması veya birbirine aykırı fıkralar ihtiva etmesi halinde hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan yoldur. Anılan maddelere göre açık olmayan, icrasında tereddüt uyandıran veya çelişik fıkralar içeren hükümlerin tavzihi istenebilir. Tavzih yoluyla talebin ve buna bağlı olarak hükmün ya da doğrudan doğruya hükmün esasının değiştirilmesi mümkün değildir.
Mahkemece tüm bu yönler gözardı edilerek tavzih kararı ile yazılı şekilde yeni hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/731, K. 2013/3404, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama