KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/8824 E., 2013/12722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.09.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı idare tarafından taşınmazının kenarına yapılan kanaletler nedeniyle genel yol ile bağlantısının kesildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu kanaletin ... Ovası sulama projesi kapsamında ŞP1-Y8 kanaletinin yedeği olduğunu, parsel sınırlarından ve yol kenarlarından geçirilmek suretiyle inşa edildiğini, davacıya ait parsele elatmalarının söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanaletlerin dava konusu taşınmaza bir müdahalesinin olmadığı, ancak taşınmazın yolla olan bağlantısını kestiği, davacının tarım alet ve makinaları ile taşınmazına girmesine engel olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.04.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda işaretli bulunan, davacıya ait 6870 sayılı parselin güney sınırından davalının sulama kanaleti yaparak taşınmazın güney sınırında yer alan genel yola bağlantısını kesmek sureti ile oluşan el atmasının önlenmesine, karara bilirkişi raporunun onaylı örneğinin eklenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacının taşınmazından genel yola çıkılabilmesi için sifon inşa edilmek suretiyle elatmanın önlenebileceğine ilişkin inşaat mühendisi bilirkişi raporunun tarihi ve bilirkişi adı belirtilmeksizin atıf yapılmak suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/8824, K. 2013/12722, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama