KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/9257 E., 2013/11146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne ... İlçesi, ... Mahallesi 559 ve 9342 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... 559 parselde paydaş olmadığından 559 parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- 9342 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Somut olayda; Davalıya dava dilekçesi, davalının tebliğ esnasında neden adreste olmadığı belirtilmeksizin, Tebligat Kanununun 20. maddesi uyarınca tebligat yapılacak kimsenin geçici olarak bir yere gittiğinin belirlenmesi halinde Tebligat Kanununun 16. maddesi uyarınca aile efradından birine tebligatın yapılması halinde, tebligat yapılan kimsenin tebligat muhatabı ile birlikte
oturup oturmadığına ilişkin açıklama olmaksızın “... Mahallesi, ... Sokak, Numara 74/2 ...” adresinde aynı konutta “ kardeşi ...’e”, gerekçeli karar da aynı şekilde “kardeşi ...’e” imzaları karşılığı tebliğ edilmiş ise de yapılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. ve 16. maddelerine aykırıdır. Zira tebliğ alanın Muhatapla aynı konutta birlikte oturduğu açıklanmamış ve muhatabın tebliğ esnasında nerede olduğu da sorularak tebliğ evrakına yazılmamıştır.
Mahkemece, davalıya duruşma gününü bildirir davetiyenin yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu şekilde yapılan tebligat ile davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşıldığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9257, K. 2013/11146, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama