KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/9443 E., 2013/12225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 960 ada 5 parsel sayılı sayılı taşınmazda 1 numaralı bağımsız bölümü tapu maliklerinin vekili ve aynı zamanda dava konusu taşınmazın yüklenicisi olan ...'dan 11.800,00 TL bedelle satın aldığını belirterek 960 ada 5 parsel sayılı 1 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı hak sahibi olmayan ... ile sözleşme yaptığını, yüklenici ...'nın dava konusu taşınmaz üzerindeki inşaatı tamamlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, esastan inceleme yapılarak ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3. Maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki
faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici, yüklenici olduğu tarafların beyanlarından anlaşılan ve mahkemece de kabul edilen dava dışı ...'nın yazılı belge ile temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9443, K. 2013/12225, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama