KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/9462 E., 2013/13043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar- davalılar vekili tarafından, davalı- davacı aleyhine 22.09.2003- 17.02.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi birleştirilen dava ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 07.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, elatmanın önlenmesi, birleştirilen dava temliken tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının elatmasının önlenmesine, davalının elatılan kısımdaki binalarının kal'ine, davalının binayı yıkmaması halinde kararın icra yolu ile infazı sırasında kal masraflarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı birleştirilen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı birleştirilen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- “Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar” başlığını taşıyan İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi gereğince; “Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24'üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmayı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazım gelen masraf icra memuru
tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.
İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343. maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır...."
Somut olayda, mahkemece, davalının binayı yıkmaması halinde kararın icra yolu ile infazı sırasında kal masraflarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik şartlı hüküm kurulamayacağı gözetilmeden İİK’nun 30. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9462, K. 2013/13043, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama