KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/10735 E., 2014/14426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/03/2014
- Numarası
- 2013/203-2014/134
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; karar vermeye yer olmadığına dair verilen 12.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16.12.2014 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Av. .. ile karşı taraftan davalı vekili Av. .. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalı ile düzenledikleri bayilik sözleşmesi gereğince maliki olduğu ..parsel sayılı taşınmazda davalı yararına önce 29.12.1992 günü 15 yıl süreli intifa hakkı tesis ettiklerini, daha sonra 25.10.2007 günü yine 15 yıl süreli intifa hakkı kurduklarını, Rekabet Kurulu’nun kararı uyarınca intifa hakkının 25.10.2012 tarihinde sona erdiğini, noter ihtarına rağmen intifa hakkının terkin edilmediğini ileri sürerek, şerhin terkinin istemiştir.
Davalı, davacının bayilik ilişkisini haksız şekilde sonlandırdığını, davacıya şerhin terkini için 29.04.2013 günlü vekaletname verdiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yargılama sırasında şerhin terkin edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 326. maddesinde hüküm verilirken kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. HMK’nın 323/ğ maddesi uyarınca avukatlık ücreti de yargılama giderleri arasındadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesinde de, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 100.000 TL değer göstererek dava konusu taşınmaz kaydındaki şerhin terkinini istemiş, mahkemece yargılama sırasında şerh terkin edildiğinden mahkemece karar vermeye yer olmadığına karar verilerek, davada kendini vekil ile temsil ettiren davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hüküm sonucuna göre davacının dava dilekçesinde gösterdiği değer dikkate alınarak nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/10735, K. 2014/14426, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama