KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/11809 E., 2015/3646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2013 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, lehine irtifak hakkı tesis edilen 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davacının bir hakkı bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait taşınmazda mevcut hali ile davalı tarafından müdahalede bulunulan bir alan olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, ruhsat sahibi olduğu doğal kaynak suyu işletme tesisine kaynak sağlayan su borularının geçtiği 101 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 101 ada 7 parsel sayılı taşınmaz lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, davacı şirkete ait su borularına ve elektirik direğine zarar veren davalının davacının irtifak hakkına müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
İrtifak hakları, taşınmaz üzerinde hak sahibine o taşınmazdan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İrtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulur.
Somut olaya gelince; dosyada mevcut tapu kaydına göre, 101 ada 7 parsel sayılı taşınmaz lehine 101 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde senette belirtilen miktarlarda 49 yıllığına irtifak hakkı kurulmuştur. Lehine irtifak kurulan 101 ada 7 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... adına tescilli olup dava tarihinde davacının taşınmaz üzerinde ayni ya da şahsi hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının irtifak hakkına dayalı
elatmanın önlenmesi davası açma hakkı olmadığından davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi ve davanın husumet yönünden reddi nedeniyle yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerekirken, değişik bazı gerekçelerle davanın reddedilmiş olması ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/11809, K. 2015/3646, 3 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama