İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/11825 K.2015/4989

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.08.2005 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.02.2014…

Esas2014/11825Karar2015/4989Tarih4 Mayıs 2015Okuma6 dk · 1.189 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/11825 E., 2015/4989 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2015
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.189 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.08.2005 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Davacılar vekili, taraflar arasında 70-80 yıl kadar önce su kaynakları hususunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre "... 1/2'si, ... Deresinden çıkan suyun 1/2'si, ... Deresindeki sarı su kaynağının tamamı ... Kasabasına verilmiş, diğer kaynaklar ise ... halkına bırakılmıştır." Ancak davalı tarafın ... halkına ayrılan su kaynaklarını toplayarak tamamına yakın kısmını kendi su kanalına aktardığını, bunları yaparken köydeki ağaçlara, çeşme ve havuzlara zarar verdiğini beyanla su kaynaklarına elatmanın önlenmesi ve 2.000 TL tazminatın yasal faiziyle tahsili istenmiştir.

Davalı belediye,... ve ... dışında ve ... çeşmesinde ve deresinde sarı su haricinde hiçbir sudan ve çeşmeden hak iddia etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davaya konu suların genel su niteliğinde olduğu ancak davacı köyün su ihtiyacından fazla oranda su taşıyan bir su şebekesi ve çeşmeleri olduğu nedeniyle suya elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ancak ağaçlara verilen zarar nedeniyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1412,7 TL tazminatın dava tarihden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 24.09.2009 tarihinde karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi "Dava konusu su, kaynak suyu olması nedeni ile genel su niteliğindedir. Kural olarak genel sulardan herkes kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir. Öyle ise mahkemece, dava konusu suyun debisi belirlenerek, davalı belediyenin de suya olan ihtiyacı saptanıp, varsa yararlandığı başka kaynaklar da gözetilerek, davalının suya ihtiyacı yok ise, eski kullanım düzenini koruyan bir karar verilmesi, aksi halde, kadim ve öncelik hakkı gözetilerek, tarafların faydalı ve zorunlu ihtiyaçları oranında yararlanabilecekleri bir su rejimi kurulması gerekirken, eksik inceleme ile davanın (suya müdahalenin önlenmesi) reddine karar verilmesi" doğru görülmediği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak ..., ..., ... ve davalı ... araştırma cevapları alınmıştır. 14.10.2013 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen jeoloji mühendisinin 19.11.2013 tarihli raporu ve inşaatçı bilirkişinin raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ... 'ün nüfusunun yaşlı ve 48 kişiden oluştuğunu, bilirkişi roporlarına göre içme ve hayvan içme suyuna ihtiyaçlarının olmadığını, buna karşılık ...

Belediyesinin artan nüfusu, suya olan ihtiyaçları, müdahalenin meni istenen derelerin hali hazırda kurumuş olduğu, ... yapılan ... mevkiindeki suyun mahalli bilirkişi beyanlarına göre kadimden beri kullanım hakkının ... Belediyesine ait olması ve ağaçların hazine arazisi içerisinde olması nedeniyle suya elatmanın önlenmesi ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

TMK'nın 718. maddesi gereğince; Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen TMK'nın 756. maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır."

Gerek TMK'nın 718. maddesi gerekse 756/2 maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.

Kaynak, kökeni yeraltı suyu olan tabi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup, suni bir şekilde veya ara

sıra yeryüzüne çıkan su kaynak niteliğini kazanmaz (Gürsoy/Eren/Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s. 618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması halinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanununa tabidir.

Bir başka ifadeyle kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular da yararlanabilir. Bunun yanında kaynak suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera,orman vb) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel sudur. Bu sudan ise kadim ve öncelik hakkı ihlal edilmemek suretiyle herkes ihtiyacı oranında yararlanabilir.

Özel su ise tapulu taşınmazdan çıkan ve sadece o taşınmazın ve malikinin kişisel ihtiyacını karşılamaya yeterli olan sudur.

Arazinin mülkiyetine tabi olan kaynak suyu bir başka ifadeyle özel su üzerinde, hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Bu suyu kendisi kullanabileceği gibi kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak hakkı da tanıyabilir. Ayrıca mülkiyet hakkına dayanarak kaynağa elatma varsa elatmanın giderilmesi için davalar açmak yetkisi de bulunmaktadır.

TMK'nın 756/2. maddesi gereğince "Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur" hükmü doğrultusunda kaynak hakkı ancak tapuda düzenlenecek resmi senetle tapu malikinin rızası ile kurulabilir.

Yine benzer şekilde TMK'nın 837. maddesi de "Başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde irtifak hakkı, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar. Bu hak, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilebilir ve mirasçıya geçer. Kaynak hakkı, bağımsız nitelikte ve en az 30 yıl için kurulmuş ise tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.

Madde hükmünde belirtildiği üzere, kaynak irtifakı doğrudan kişiye bağlı olarak kurulabileceği gibi başkalarına devri de kararlaştırılabilir. Bağımsız ve daimi hak olarak tesis edildiğinde tapu kütüğüne ayrı bir sayfaya kaydı da mümkündür. Kaynak hakkının kazanılmasına ilişkin kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte eşyaya bağlı diğer irtifakların kazanılması hükümleri uyarınca TMK'nın 780. maddesinden kıyasen yararlanarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir (m.704/2). Bu durumda kaynak hakkının, resmi şekilde düzenlenecek sözleşme ile tapu siciline tescil ile kazanılması mümkündür.

Gerçekten TMK'nın 756/2 ve 837. maddesinde belirtilen kaynak irtifakına konu olabilecek su özel su olup genel su niteliğindeki yeraltı suyu bu düzenlemelerin dışındadır. Nitekim genel sular taşınmaz mülkiyetinin kapsamı içinde kabul edilemez.

Burada öncelikle usuli kazanılmış hak kavramı üzerinde durulması gerekecektir. Bu kavram usul yasasında düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Özellikle 09.05.1960 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında "bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunmaması gerekir" kuralı benimsenmiştir. Bunun gibi bozulan kararın bozma sebepleri kapsamı dışında kalmış olan konuları artık kesinleşmiş sayılır ve kesinleşmiş olan kısımlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak doğar.

Usuli kazanılmış hakka ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.02.2010 tarihli bozmasından önce mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.412,7 TL tazminatın dava tarihinden yasal faiziyle davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu hüküm davalı belediye tarafından temyiz edilmemiş, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.

Ayrıca Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulduktan sonra idareden alınan cevaplar da incelenip davalı Büyükkabaca Belediyesinin suya olan ihtiyacının tespiti için de keşif yapılması ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.

Değinilen hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/11825, K. 2015/4989, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/11825
Karar No
2015/4989
Tarih
4 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/11834 K.2015/7938
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/11836 K.2015/7729
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/11836 K.2015/16076
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/11836 K.2015/11185
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/11837 K.2015/8074
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/11839 K.2015/9232

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.