KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/13852 E., 2015/8956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2013
- Numarası
- 2010/393-2013/653
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 27.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, elatmanın önlenmesi, muarazanın giderilmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hüküm sonucunun 2. maddesinde, tarafların taşınmazları arasında bulunan duvarın 1 metre genişliğinde 2 kat su yalıtımı ve seramik kaplamanın davalı tarafça yapılmasına, aksi takdirde bu yalıtım ve kaplama işlemleri için gerekli 4.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İcra İflas Kanununun 30. maddesi gereğince mahkemece, davalı tarafından sadece hüküm sonucunda belirtilen alanda yalıtım ve seramik kaplama yapılmasına karar verilmekle yetinilmesi gerekirken İİK'nın 30. Maddesi hükmüne aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326. maddesine göre; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" hükmü yer almakta olup mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kabul ve ret oranına göre belirlenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de doğru değildir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/13852, K. 2015/8956, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama