KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/140 E., 2014/2355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/11/2013
- Numarası
- 2013/328-2013/1082
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın sulh sözleşmesi çerçevesinde kabulüne dair verilen 14.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar Subiye ve E.. T.. daha önce Baskil Sulh Hukuk Mahkemesenin 2005/22 E.-2006/98 K. sayılı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.10.2009 tarihli ilamı ile onanan kararda belirtildiği üzere tarafların protokol düzenleyerek sulh olduklarını, ptorokol uyarınca davacı F.. K..'na 17.10.2006 tarihli belge ile 2.000,00 TL ivaz bedeli ödendiğini beyan etmişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne, Baskil Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.10.2006 tarihli, 2005/22 E. 2006/98 K. sayılı ilamıyla belirlenen tarafların arasındaki 17/10/2006 tarihli protokol adı ile yapılan sulh sözleşmesi çerçevesinde davanın kabülüne, E. İli, B. İlçesi, K. Köyü .. ada . parsel, . ada .. parsel ve .. ada.parsel no'lu taşınmazın davacı F.. K..'na, B. İlçesi R.köyü .. ada .. no'lu parsel, .. ada .. ve . no'lu parseller ile .. ada .. no'lu parsellerin davalılara aynen taksim sureti ile bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazlar 18.05.2012 tarihinde intikal suretiyle elbirliği mülkiyeti şeklinde taraflar arasında tapuda kayıtlıdır. Davacı Sabri kızı F.. K.. (T.) ve davalıların murisi S. oğlu S. T. Baskil Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/22 E. 2006/98 K. sayılı dosyasında 17.10.2006 tarihli celsede "protokol" başlıklı yazılı belgeyi tekrar ile taşınmazların aralarında taksimi için beyanda bulunmuşlar ve beyanlarını imzaları ile onaylamışlardır. Bu durumda ortaklığın giderilmesi davasına bakılamaz, ilgililer ancak taksime ilişkin anlaşmalarına dayanarak tapudaki payların iptali ve adlarına tescili davası açabilirler. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/140, K. 2014/2355, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama